TCK m. 109'da düzenlenen kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun oluşabilmesi için eylemin süresinin önemi var mıdır? Anlık bir tutma veya engelleme bu suçu oluşturur mu? Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun K.2020/104 sayılı kararındaki yaklaşımı açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #325574

Evet, eylemin süresi suçun oluşumu açısından önemlidir. TCK m. 109'da düzenlenen kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu, kesintisiz (mütemadi) bir suçtur ve anlık bir eylemle oluşmaz. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun K.2020/104 sayılı kararında da belirtildiği gibi, 'özgürlükten yoksun bırakma kavramı, anlık olmayan bir süreyi zorunlu olarak içerdiğinden, suçun tamamlanması için fiil ile sonucun hukuken kabul edilebilecek bir zaman müddetince sürmesi gerekmektedir.' Bu sürenin ne kadar olması gerektiğine dair kanunda belirli bir zaman dilimi yoktur. Sürenin çok kısa olup olmadığı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma niteliği taşıyıp taşımadığı, hareketin ağırlığı, önemi, ciddiyeti ve olayın somut özellikleri dikkate alınarak hakim tarafından değerlendirilecektir. Örneğin, bir tartışma sırasında birini itmek veya anlık olarak kolundan tutmak bu suçu oluşturmazken, bir kişiyi birkaç dakika boyunca bir odadan çıkmasını engellemek, suçun oluşması için yeterli bir süre olarak kabul edilebilir. Önemli olan, mağdurun hareket etme veya yer değiştirme özgürlüğünün 'hukuken kabul edilebilir bir süre' boyunca kaldırılmasıdır.