Zimmet suçunun TCK 44 (fikri içtima) ve TCK 247/2 (nitelikli zimmet) bağlamında değerlendirilmesi gereken bir durumda, sanığın hem görevi kötüye kullanma hem de nitelikli zimmetten ayrı ayrı cezalandırılması hukuka uygun mudur? Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin 2018/2099 sayılı kararındaki yaklaşımı açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #325568

Hayır, hukuka uygun değildir. Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin 2018/2099 sayılı kararında belirtildiği üzere, sanığın eylemleri TCK 44 (Fikri İçtima) ve TCK 247/2 (suçun işlenmesini kolaylaştırmak için hile yapılması) uyarınca bir bütün olarak nitelikli zimmet suçunu oluşturuyorsa, sanığın sadece bu suçtan cezalandırılması gerekir. Fikri içtima kuralı gereği, tek bir fiil ile birden fazla farklı suçun oluşması durumunda, en ağır cezayı gerektiren suçtan dolayı ceza verilir. Sanığın eylemi, hem görevi kötüye kullanma hem de nitelikli zimmet suçlarının unsurlarını taşıyorsa, nitelikli zimmet suçu daha özel ve daha ağır bir suç olduğu için, sanık sadece nitelikli zimmet suçundan (TCK 247/2) sorumlu tutulmalıdır. Aynı eylem nedeniyle hem görevi kötüye kullanma hem de nitelikli zimmet suçundan ayrı ayrı cezalandırma yapılması, 'ne bis in idem' (aynı fiilden dolayı iki kez yargılama ve cezalandırma yasağı) ilkesine aykırı olur ve fazla ceza tayinine yol açar. Bu nedenle Yargıtay bu tür bir uygulamayı bozma nedeni saymıştır.