Kullanma zimmeti ile temellük (mal edinme) zimmeti arasındaki fark nedir ve bu ayrım TCK 248'deki etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasını nasıl etkiler?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #325567

Zimmet suçu, kullanma zimmeti ve temellük zimmeti olarak ikiye ayrılır. - **Temellük Zimmeti:** Kamu görevlisinin, görevi nedeniyle zilyetliği kendisine devredilen veya koruma ve gözetimiyle yükümlü olduğu malı, kendisinin veya başkasının mülkiyetine geçirmesi, yani mal edinme kastıyla hareket etmesidir. Bu, suçun asli şeklidir ve TCK 247/1-2'ye göre cezalandırılır. - **Kullanma Zimmeti (TCK 247/3):** Kamu görevlisinin, malı geçici bir süre kullanıp iade etmek amacıyla zimmetine geçirmesidir. Burada kalıcı bir mal edinme kastı yoktur. Bu durum, suçun daha az cezayı gerektiren nitelikli halidir ve cezada indirim yapılır. Bu ayrımın TCK 248'deki etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına etkisi şöyledir: Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin 2018/2099 sayılı kararında belirtildiği gibi, eğer sanığın eylemi en başından 'kullanma zimmeti' olarak kabul edilirse, yani sanık herhangi bir denetim veya şikayet olmadan parayı kullanıp kendiliğinden iade etmişse, bu durum zaten TCK 247/3 kapsamında değerlendirilir. Bu durumda, iade edilen ana para zimmet miktarından düşülür ve sadece paranın kullanıldığı dönemdeki 'nema' (faiz, getiri) zararı zimmet miktarı olarak kabul edilir. Etkin pişmanlık (TCK 248) ise, bu nema zararı üzerinden değerlendirilir. Eğer eylem 'temellük zimmeti' ise, yani mal edinme kastı varsa ve iade, suç ortaya çıktıktan sonra gerçekleşiyorsa, o zaman iade edilen tüm miktar TCK 248 kapsamında etkin pişmanlık olarak değerlendirilir ve ana ceza üzerinden indirim yapılır.