Haksız tutuklama nedeniyle açılan bir manevi tazminat davasında, tazminat miktarının belirlenmesinde hangi objektif ve subjektif kriterler göz önünde bulundurulur? Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin K.2022/6154 sayılı kararında, yüksek miktarda bir manevi tazminatın neden bozulduğunu açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #325557

Haksız tutuklama nedeniyle manevi tazminat miktarının belirlenmesinde nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, Yargıtay'ın yerleşik kararlarına göre şu kriterler dikkate alınır: Davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği ve ağırlığı, tutuklanmasına neden olan olayın meydana geliş şekli, tutuklu kaldığı süre, beraat ettiği veya kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği gerçeği, tutukluluğun kişi üzerinde yarattığı elem ve ızdırap, benzer davalarda hükmedilen emsal miktarlar ve paranın alım gücü. Amaç, kişinin özgürlüğünden mahrum kalması nedeniyle yaşadığı manevi çöküntüyü bir nebze olsun gidermektir. Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin K.2022/6154 sayılı kararında, 627 gün haksız tutuklu kalan kişi lehine hükmedilen 252.000 TL manevi tazminat, 'emsal uygulamaların da üzerinde olacak şekilde fazla' bulunarak bozulmuştur. Bozma gerekçesi, belirlenen miktarın hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olması gerekirken, belirtilen ölçütlere uymamasıdır. Bu karar, hakimin takdir hakkını kullanırken keyfilikten uzak, objektif kriterlere ve yerleşik içtihatlara bağlı kalması gerektiğini göstermektedir.