Sanığın, katılanın telefon hafıza kartını ele geçirip, Facebook şifresini kırarak elde ettiği özel fotoğrafları yayınlama tehdidiyle katılanı kendisiyle görüşmeye zorlaması şeklinde gelişen olayda, hangi suçlar oluşur ve bu suçlar arasında içtima kuralları nasıl uygulanır? Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2015/24755 sayılı kararına göre değerlendiriniz.
Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin K. 2015/24755 sayılı kararında belirtildiği üzere, bu olayda birden fazla suç oluşmakta ve gerçek içtima kuralları uygulanmalıdır. Oluşan suçlar şunlardır: 1. **Bilişim Sistemine Girme Suçu (TCK m. 243):** Sanığın, katılanın Facebook hesabına şifresini kırarak girmesi, bu suçu oluşturur. 2. **Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçu (TCK m. 134):** Sanığın, katılanın özel yaşam alanına giren fotoğraflarını (görüntülerini) hukuka aykırı olarak ele geçirmesi ve ifşa etmesi (veya ifşa tehdidinde bulunması) bu suçu oluşturur. Hafıza kartını ele geçirme ve Facebook'taki özel mesaj/fotoğraflara ulaşma bu kapsamdadır. 3. **Şantaj Suçu (TCK m. 107):** Sanığın, elde ettiği bu özel görüntüleri yayınlayacağı tehdidiyle, katılanı hukuka aykırı bir davranışta bulunmaya (kendisiyle görüşmeye devam etmeye) zorlaması, şantaj suçunun tipik bir örneğidir. Bu suçların her biri ayrı hukuki değerleri korumaktadır (bilişim sisteminin güvenliği, özel hayatın gizliliği, irade serbestisi). Bu nedenle, bu suçlar arasında fikri içtima veya bileşik suç ilişkisi kurulamaz. Failin, TCK m. 44'e göre en ağır cezayı gerektiren suçtan değil, işlediği her bir suçtan (Bilişim Sistemine Girme, Özel Hayatın Gizliliği, Şantaj) ayrı ayrı cezalandırılması gerekir. Yargıtay kararında da ilk derece mahkemesinin beraat kararları bu gerekçeyle bozulmuştur.