Sanığın, katılanın cep telefonuna özel bir yazılım yükleyerek veya internet aracılığıyla, aslında gönderilmemiş bir mesajı sanki katılan tarafından gönderilmiş gibi oluşturup bunu bir boşanma davasında delil olarak kullanması eylemi, hangi bilişim suçunu/suçlarını gündeme getirebilir? Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 2015/14023 sayılı kararında mahkemenin yapması gereken araştırma nedir?
Bu eylem, birden fazla bilişim suçunu ve diğer suçları gündeme getirebilir. Öncelikle, cep telefonları da modern işletim sistemleri (Android, iOS vb.) kullandıkları için TCK anlamında bir 'bilişim sistemi' olarak kabul edilir. - Eğer sanık, katılana ait cep telefonuna bir şekilde erişip bu mesajı oluşturmuşsa, TCK m. 243 (Bilişim Sistemine Girme) suçu oluşur. - Mesajı oluşturup sanki katılanın hesabından gönderilmiş gibi göstermek, TCK m. 244/2 (Sisteme veri yerleştirme) suçunu oluşturabilir. - Bu sahte oluşturulmuş mesajın bir mahkemede delil olarak kullanılması, aynı zamanda TCK m. 204 (Resmi Belgede Sahtecilik) veya TCK m. 207 (Özel Belgede Sahtecilik) suçlarını da oluşturabilir. Eğer mesaj mahkemeyi aldatma kastı taşıyorsa, suçun niteliği daha da ağırlaşabilir. Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin K. 2015/14023 sayılı kararında, ilk derece mahkemesinin 'cep telefonlarının bilişim sistemine girme suçunun konusunu oluşturmayacağı' yönündeki gerekçesi hatalı bulunmuştur. Yargıtay, gerçeğin ortaya çıkarılması için şu araştırmaların yapılması gerektiğini belirtmiştir: Taraflara ait cep telefonları alınıp uzman bir bilirkişi tarafından incelenmeli, bu telefonlara özel bir yazılım yüklenip yüklenmediği, internetten bu şekilde mesaj oluşturulup gönderilip gönderilmediği araştırılmalı ve bu tespitler, operatörlerden alınacak iletişim kayıtları (HTS raporları) ile karşılaştırılmalıdır. Bu araştırmalar yapılmadan, eksik incelemeyle hüküm kurulması bozma nedeni sayılmıştır.