Bilişim sistemleri kullanılarak işlenen bir eylemde, TCK m. 244/4 (Bilişim Sistemi Yoluyla Haksız Çıkar Sağlama) ile TCK m. 142/2-e (Bilişim Sistemlerinin Kullanılması Suretiyle Hırsızlık) suçları ne zaman birbirine karıştırılabilir ve Yargıtay bu iki suç arasındaki ayrımı nasıl yapmaktadır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #325521

Bu iki suç arasındaki ayrım, eylemin konusunun ve failin kastının ne olduğuna göre yapılır. - **TCK m. 244/4 (Haksız Çıkar Sağlama):** Bu suç 'tali norm' niteliğindedir. Yani, eylem daha ağır cezayı gerektiren başka bir suçu (hırsızlık, dolandırıcılık vb.) oluşturmuyorsa bu madde uygulanır. Bu suçta, bilişim sisteminin işleyişi engellenerek, bozulurarak veya veriler değiştirilerek haksız bir menfaat elde edilir. Eylemin konusu doğrudan 'veri' veya 'sistemin işleyişi'dir. Örneğin, bir kişinin Turkcell şifresini ele geçirip kendi hattına kontör aktarması, veriyi (kontör hakkını) başka yere gönderme yoluyla haksız çıkar sağlamadır ve TCK 244/4'ü oluşturur. - **TCK m. 142/2-e (Bilişim Suretiyle Hırsızlık):** Bu suçta ise failin amacı, bilişim sistemini bir araç olarak kullanarak, başkasının zilyetliğindeki 'taşınır bir malı' (özellikle parayı) kendi zilyetliğine geçirmektir. Burada hedef veri değil, verinin temsil ettiği ekonomik değer olan paradır. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre (örn: Yargıtay 13. CD - K: 2014/18903, YCGK 17.11.2009 tarihli kararı), başkasının internet bankacılığı şifrelerini ele geçirip onun hesabından kendi hesabına para transfer etmek, veriyi değil doğrudan parayı çalmaya yönelik bir eylem olduğu için TCK m. 142/2-e'deki nitelikli hırsızlık suçunu oluşturur. Özetle, failin kastı verinin kendisiyle ilgili bir menfaat elde etmekse (örn: oyun karakteri, kontör, bilgi) TCK 244/4; verinin temsil ettiği parayı veya malı ele geçirmekse TCK 142/2-e uygulanır.