HMK m. 410'da tahkim yargılamasında görevli mahkemenin 'bölge adliye mahkemesi' olarak belirtilmesine rağmen, Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 2017/2907 gibi istikrarlı kararlarında hakem kararının iptali davalarında görevli mahkemenin neden 'asliye ticaret mahkemesi' olduğunu kabul ettiğini, kanunlar arası hiyerarşi ve yorumlama yöntemlerini kullanarak açıklayınız.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin kararlarında bu sonuca ulaşmasının temel nedenleri şunlardır: 1. **Sonraki Kanun - Önceki Kanun İlişkisi:** 01.10.2011'de yürürlüğe giren HMK m. 410'da görevli mahkeme bölge adliye mahkemesi olarak belirlenmişken, daha sonra 18.06.2014'te yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile 5235 sayılı 'Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un 5. maddesi değiştirilmiştir. Bu son değişiklik, 'iptal davalarına' bakma görevini açıkça asliye ticaret mahkemelerine vermiştir. Hukukun temel ilkelerinden olan 'sonraki kanun önceki kanunu ilga eder (lex posterior derogat legi priori)' kuralı gereğince, daha sonra yapılan özel düzenleme esas alınmalıdır. 2. **Özel Kanun - Genel Kanun İlişkisi:** 5235 sayılı Kanun, mahkemelerin kuruluş ve görevlerini düzenleyen özel bir kanun niteliğindedir. HMK ise genel bir usul kanunudur. 'Özel kanun genel kanuna önceliklidir (lex specialis derogat legi generali)' ilkesi uyarınca, mahkemelerin görevine ilişkin özel düzenleme içeren 5235 sayılı Kanun hükmü uygulanmalıdır. 3. **Kanun Koyucunun Amacı (Gai Yorum):** Yargıtay, kanun koyucunun amacını da yorumlamıştır. HMK m. 439'un gerekçesinde iptal davası için 'yetkili ilk derece mahkemesi' ifadesinin kullanılması, kanun koyucunun dahi bu davayı bir ilk derece mahkemesinin görmesini amaçladığını göstermektedir. Ayrıca, HMK m. 361/1'de temyiz edilebilecek kararlar sayılırken 'Bölge adliye mahkemesi ... nihai kararlar ile hakem kararlarının iptali talebi üzerine verilen kararlar' şeklinde ayrıma gidilmesi, iptal davasının bölge adliye mahkemesinden farklı bir mahkemede görüldüğüne işaret etmektedir. 4. **Tahkimin Amacına Uygunluk:** Hakem kararının iptali için önce asliye ticaret mahkemesine, sonra istinafa, sonra temyize gidilmesi, tahkimin 'süratli yargılama' amacına aykırı olacaktır. Görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğu ve bu karara karşı doğrudan temyiz yoluna gidilmesi gerektiği kabulü, tahkimin ruhuna daha uygundur. Bu gerekçelerle Yargıtay, görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğuna karar vermiştir.