Maktul Ahmet'e karşı işlenen hakaret, basit tehdit ve kasten yaralama suçlarında, maktul şikayet hakkını kullanmadan ölmüştür. Bu suçlar açısından soruşturma koşulunun gerçekleşip gerçekleşmediğini ve sanık hakkında verilmesi gereken kararları, Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 2010/6623 sayılı kararındaki ayrımı dikkate alarak her bir suç için ayrı ayrı değerlendiriniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #325472

Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin Esas: 2009/4320, Karar: 2010/6623 sayılı kararında bu üç suç tipi arasındaki fark net bir şekilde ortaya konmuştur: 1. **Hakaret Suçu (TCK 125):** TCK m. 131/2, hakaret suçuna özgü bir düzenleme getirerek, mağdur şikayet etmeden önce ölürse, ikinci dereceye kadar üstsoy ve altsoyu, eş veya kardeşlerinin şikayette bulunabileceğini belirtmiştir. Kararda, maktulün yakınlarının (müdahiller) şikayetçi olduğu dikkate alınarak, hakaret suçu yönünden soruşturma ve kovuşturma koşulunun bulunduğu kabul edilmiş ve mahkumiyet hükmü onanmıştır. 2. **Basit Tehdit (TCK 106/1-2.cümle) ve Kasten Yaralama (TCK 86/2) Suçları:** Bu suçlar da takibi şikayete bağlıdır. Ancak, hakaret suçundan farklı olarak, bu suçlar için mağdurun ölümü halinde yakınlarının şikayet hakkını kullanabileceğine dair TCK 131/2 gibi özel bir düzenleme bulunmamaktadır. Şikayet hakkı şahsa sıkı sıkıya bağlı bir hak olduğundan ve maktul bu hakkını kullanamadan öldüğünden, bu suçlar için soruşturma koşulu gerçekleşmemiştir. Bu nedenle Yargıtay, bu suçlardan verilen mahkumiyet hükümlerini bozarak, TCK m. 73/1 ve CMK m. 223/8 uyarınca davaların 'düşürülmesine' karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir.