CMK m.171(2)'deki 'yeterli şüphenin varlığına rağmen' ifadesi, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının bir tür 'beraat' veya 'suçsuzluk tespiti' olmadığını nasıl gösterir?
Bu ifade, Cumhuriyet savcısının aslında şüpheli hakkında kamu davası açmak için yeterli delile (yeterli şüpheye) ulaştığını, ancak kanundaki diğer koşulların (şüphelinin kişiliği, zararın giderilmesi, toplumsal fayda vb.) varlığı nedeniyle, bir istisna olarak ve takdir yetkisini kullanarak davayı açmayı ertelediğini gösterir. Eğer yeterli şüphe olmasaydı zaten kovuşturmaya yer olmadığı kararı (CMK m.172/1) verilirdi. Erteleme, suçun işlendiğine dair yeterli şüphe olmasına rağmen, cezalandırma politikasının bir gereği olarak yargılamanın ötelenmesidir.