Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin Can Dündar ve Erdem Gül kararında, 'hukuk devleti' ilkesi ve 'şeffaflık/hesap verilebilirlik' kavramları, devlet sırrı ve casusluk suçlarının değerlendirilmesinde nasıl ele alınmıştır?
Kararda, 'Şeffaflık ve hesap verilebilirlik demokratik bir toplum düzeninin gereklerindendir.' ifadesiyle hukuk devletinin bu unsurları vurgulanmıştır. Ancak, casusluk fiillerinin eski olduğu ve devlet sırlarının ceza hukukunun himayesi altına alınması gereğinin ortaya çıktığı belirtilmiştir. Yani, hukuk devleti ilkesi şeffaflığı ve hesap verilebilirliği esas alsa da, milli güvenlik ve devletin bekası için bazı bilgilerin 'devlet sırrı' olarak korunması bir zaruretin icabıdır. Bu bağlamda, siyasi iktidarın milli güvenliğe ilişkin birtakım tasarruflarının devlet sırrı kapsamında kalabileceği ve mahkemenin bu sırrı tasnif etme yetkisi yürütme organına ait olsa da, sırrın hukuka uygunluğunu denetleyeceği vurgulanmıştır.