İYUK madde 10'da yer alan 'altmış günlük süre içinde idarece verilen cevap kesin değilse' hükmünün, 'idarenin cevap verme yükümlülüğünün' içeriğini nasıl etkilediğini açıklayınız. İdarenin bu yükümlülüğü yerine getirmemesi halinde ortaya çıkan 'hukuki belirsizlik' durumunu ve bunun ilgilinin hak arama hürriyeti üzerindeki olumsuz etkilerini tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #324495

İYUK madde 10/2'de yer alan 'altmış günlük süre içinde idarece verilen cevap kesin değilse' hükmü, idarenin cevap verme yükümlülüğünün sadece şekli olarak bir cevap vermekle sınırlı olmadığını, aynı zamanda bu cevabın 'kesin' ve 'net' olması gerektiğini belirtir. İdarenin cevap verme yükümlülüğü, anayasal dilekçe hakkının (Anayasa m. 74) bir gereğidir ve hukuki güvenlik ilkesiyle yakından ilişkilidir. Eğer idare, başvuruyu sürüncemede bırakan, ek bilgi talep eden, konuyu tam olarak açıklığa kavuşturmayan veya 'hazırlık işlemi' niteliğinde bir cevap verirse, bu 'kesin olmayan cevap' olarak nitelendirilebilir. Bu durumda ortaya çıkan 'hukuki belirsizlik', ilgilinin hukuki durumunu netleştirmesini engeller ve dava açma süresinin nasıl işleyeceğine dair kafa karışıklığı yaratır. Bu belirsizlik, ilgilinin 'hak arama hürriyeti' (Anayasa m. 36) üzerinde olumsuz bir etki yaratabilir, zira kişi dava açıp açmama konusunda doğru bir strateji belirleyemez ve hak kaybı riskiyle karşılaşabilir. İYUK m. 10'un bu hükmü, bu belirsizliği gidermeyi ve ilgilinin lehine bir seçimlik hak tanıyarak hukuki güvenliği sağlamayı amaçlar. (İYUK m. 10/2; Anayasa m. 36, 74)