İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK) madde 10'da yer alan 'bekleme süresi başvuru tarihinden itibaren dört ayı geçemez' (eski metinde altı ay) hükmünün işlevini ve bu sürenin hak arama hürriyeti üzerindeki etkisini değerlendiriniz. Bu sürenin aşılması halinde dava açma hakkının nasıl etkilendiğini açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #324486

İYUK madde 10/2'de (2021 değişikliği öncesi altı ay, sonrası dört ay) yer alan 'bekleme süresi başvuru tarihinden itibaren dört ayı geçemez' hükmü, idarenin kesin olmayan cevabına karşı ilgilinin kesin cevabı bekleme tercihini kullandığı durumları düzenler. Bu sürenin temel işlevi, idarenin süreci keyfi olarak uzatarak hukuki belirsizlik yaratmasını engellemektir. İlgili, kesin cevabı bekleme hakkına sahip olsa da, bu hak sınırsız değildir; maksimum dört aylık bir bekleme süresiyle sınırlandırılmıştır. Bu süre içerisinde kesin cevap verilmezse, ilgilinin dava açma süresi işlemeye başlar (altmış gün). Bu hüküm, 'hak arama hürriyeti' (Anayasa m. 36) prensibini korumayı amaçlar. Sonsuz bir bekleme süresi, bireyin yargıya erişim hakkını fiilen kısıtlayabilirdi. Dolayısıyla, belirlenen bu üst sınır, bireyin haklarını makul bir zaman dilimi içinde aramasını sağlar ve idarenin de süreci uzatmasının önüne geçer. Bu sürenin aşılması halinde, ilgili dava açma hakkını kaybeder, zira bu sürenin dolmasıyla birlikte dava açma süresi (altmış gün) işlemeye başlar ve bu süre de kaçırılırsa dava süre aşımından reddedilir. (İYUK m. 10/2; 7331 SK m. 1)