İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK) madde 10'un, 'parasal ve özlük hakları'na ilişkin uyuşmazlıklarda 'süregelen işlem' prensibiyle olan ilişkisini ve bu hakların zaman aşımı süreleri üzerindeki etkisini örnek kararlar üzerinden değerlendiriniz.
İYUK madde 10, 'parasal ve özlük hakları'na ilişkin uyuşmazlıklarda 'süregelen işlem' prensibiyle yakından ilişkilidir. Bu prensip, bir idari işlemin sürekli olarak hukuki sonuç doğurması veya ilgilinin hukuki durumunu devamlı olarak etkilemesi durumunda, o işlemin her yeni uygulamasıyla veya her yeni başvuru ile yeni bir dava açma süresinin başlayabileceğini kabul eder. Örneğin, bir memurun maaşı, intibakı, ek ödemeleri veya yolluk hakları gibi her ay düzenli olarak ödenen veya hak kazanılan alacaklar 'süregelen işlem' niteliğindedir. Danıştay içtihadı (örneğin Danıştay 11. Daire 2016/676 E., 2016/2400 K.; Danıştay 5. Daire 2015/1440 E., 2015/5016 K.), bu türden haklarda ilk tesis edildiği anda dava açılmamış olsa bile, ilgililerin İYUK m. 10 uyarınca her zaman idareye başvurarak haklarının ödenmesini isteyebileceğini ve idarenin bu başvuruyu reddetmesi veya zımnen reddetmesi halinde yeni bir dava açma süresi başlayacağını kabul etmiştir. Zaman aşımı açısından ise, özel bir düzenleme yoksa Borçlar Kanunu'ndaki 10 yıllık genel zaman aşımı süresi uygulanır. Bu, memurun emekli olduğu veya bir tarihte hakkının ödenmediğini öğrendiği anın dava açma süresi için başlangıç olarak kabul edilemeyeceği anlamına gelir. Bu yaklaşım, memurların süregelen mali hak kayıplarının önüne geçmeyi ve hak arama hürriyetini etkinleştirmeyi amaçlar. (İYUK m. 10; Danıştay 11. CD. 2016/676 E., 2016/2400 K.; Danıştay 5. CD. 2015/1440 E., 2015/5016 K.; BK)