İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK) madde 10'da yer alan 'bekleme süresi başvuru tarihinden itibaren dört ayı geçemez' hükmünün, 2021 yılında yapılan 7331 sayılı Kanun değişikliğiyle altı aydan dört aya indirilmesinin, idari yargılamadaki sürelerin 'hızlandırma' ve 'etkinlik' amaçları açısından nasıl yorumlanabileceğini tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #324459

İYUK madde 10/2'de yer alan bekleme süresinin, 8/7/2021 tarihli ve 7331/1 md. ile altı aydan dört aya indirilmesi, idari yargılamadaki sürelerin 'hızlandırma' ve 'etkinlik' amaçları doğrultusunda atılmış önemli bir adımdır. Bu değişikliğin temel yorumları şunlardır: 1) **Yargılama Ekonomisi ve Hızlandırma**: Sürenin kısaltılması, idarenin suskunluğunun daha kısa sürede bir zımni ret işlemi olarak kabul edilmesini sağlar. Bu da, ilgilinin dava açma sürecini hızlandırır ve yargılamanın daha erken başlamasına olanak tanır. Böylece, uyuşmazlıkların çözüm süresi kısalır, yargı sistemi üzerindeki bekleyen iş yükü azalır. 2) **Hak Arama Hürriyetinin Etkinliği**: İlgili için belirsizlik süresi azalır. İdareden kesin bir cevap alamayan veya alamayacağını düşünen kişi, daha kısa bir sürede hukuki yoluna başvurabilir. Bu, hak arama hürriyetinin daha etkin kullanılmasına hizmet eder, zira bireylerin uzun süre beklemek zorunda kalmadan haklarını aramalarına imkan tanır. 3) **İdarenin Sorumluluğu**: Sürenin kısaltılması, idare üzerinde daha kısa sürede kesin bir cevap verme veya eylemsizliğine hukuki bir sonuç bağlanacağı yönünde bir baskı yaratır. Bu durum, idarenin daha hızlı ve kararlı hareket etmesini teşvik ederek, idari süreçlerdeki etkinlik ve şeffaflığı artırabilir. Değişiklik, idari yargının genel eğiliminde olan 'hızlandırma' ve 'basitleştirme' çabalarının bir parçası olarak değerlendirilmelidir. (İYUK m. 10/2; 7331 SK m. 1)