6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun'un geçici 1. maddesinin 5. fıkrasında yer alan 'Birinci fıkra kapsamına giren suçlardan dolayı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmiş olması hâlinde dahi, bu madde hükümleri uygulanır' hükmünün anlamını ve hukuki sonuçlarını açıklayınız. Bu düzenlemenin, lehe kanun prensibi ve ceza infaz hukuku açısından önemini tartışınız.
6352 sayılı Kanun'un geçici 1. maddesinin 5. fıkrası, basın ve yayın yoluyla işlenen belirli suçlar için özel bir düzenleme getirir: Eğer bu suçlardan dolayı sanık hakkında daha önce CMK madde 231 uyarınca 'hükmün açıklanmasının geri bırakılması' (HAGB) kararı verilmiş olsa dahi, 6352 sayılı Kanun'un geçici 1. maddesi hükümleri uygulanacaktır. Bu, HAGB kararının varlığının, bu özel erteleme mekanizmasının uygulanmasına engel teşkil etmediği anlamına gelir. Hukuki sonuçları şunlardır: HAGB yerine 6352 sayılı Kanun'un getirdiği daha lehe olan erteleme hükümleri uygulanır. Bu erteleme, HAGB'deki gibi bir mahkûmiyet hükmü doğurmaz ve genellikle daha kısa bir denetim süresi (3 yıl) öngörür. Ayrıca, bu erteleme süresi boyunca ceza zamanaşımı durur ve yeni bir suç işlenmemesi halinde 'kovuşturmaya yer olmadığı' veya 'düşme' kararı verilir. Bu düzenleme, 'lehe kanun' (TCK m. 7/2-3) prensibinin bir yansımasıdır. Kanun koyucu, basın ve ifade özgürlüğünün korunması amacıyla, sanık lehine daha avantajlı bir düzenleme getirmiş ve HAGB gibi mevcut bir alternatifin bile bu özel erteleme lehine geçersiz kılınmasını sağlamıştır. Bu, ceza infaz hukuku açısından da önem taşır, zira HAGB'nin doğurabileceği bazı hukuki sonuçlardan (adli sicil kaydı gibi) sanığı korur ve daha az kısıtlayıcı bir süreç sunar. (6352 SK Geçici m. 1/5; CMK m. 231; TCK m. 7/2-3; Yargıtay 16. CD. 2016/7463 E., 2017/848 K.)