Danıştay 11. Dairesi'nin 2016/7252 E. sayılı kararında, 6245 sayılı Harcırah Kanunu'nun 59. maddesinde belirtilen 'bir aylık süre'nin hukuki niteliği ne olarak kabul edilmiş ve bu sürenin dava açma süresiyle bir ilişkisi olup olmadığı nasıl değerlendirilmiştir?
Danıştay 11. Dairesi'nin 2016/7252 E., 2017/6416 K. sayılı kararında, Zonguldak Bölge İdare Mahkemesi'nin, davacının yolluk talebine ilişkin davayı süre aşımından reddederken, 'davacının en geç yeni görev yerinde görevine başladığı 26.01.2011 tarihinden itibaren 6245 sayılı Yasa’nın 59/3 maddesi uyarınca bir ay zarfında yolluğunun tarafına ödenmesini istemediği' gerekçesine de dayandığı görülmektedir. Danıştay 11. Dairesi, bu yaklaşıma katılmamış ve 6245 sayılı Harcırah Kanunu'nun 59. maddesinde belirtilen bir aylık sürenin hukuki niteliğini şu şekilde değerlendirmiştir: - Bu 'bir aylık süre', bir **dava süresi değildir.** - Bu süre, harcırahını avans olarak alan memurların, görev yerine vardıktan sonra, bu avansı kapatmak amacıyla **beyanname verme süresi** olarak düzenlenmiştir. - Dolayısıyla, bu beyanname verme süresinin, yolluk hakkının talep edilmesi veya yolluk ödenmemesi işlemine karşı dava açılması için öngörülen **dava açma sürelerinin hesabında dikkate alınmaması** gerekmektedir. Özetle Danıştay, Harcırah Kanunu'ndaki avans kapatma amaçlı beyanname verme süresinin, bir hak düşürücü süre veya dava açma süresi olmadığını, bu nedenle yolluk talebine ilişkin bir davanın süresinde olup olmadığının İYUK'taki genel dava açma sürelerine (İYUK m. 7, 10, 11) göre belirlenmesi gerektiğini vurgulamıştır. İdare Mahkemesinin veya Bölge İdare Mahkemesinin, 6245 s.K. m. 59'daki süreyi dava açma süresiyle ilişkilendirmesi hatalı bulunmuştur.