Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 2009/16787 E. sayılı kararında, Cumhurbaşkanı hakkında 'vatana ihanet' dışında bir suçtan dolayı kovuşturmaya yer olmadığı kararına karşı yapılan itirazda, itiraz edenin 'suçtan zarar gören' sıfatı nasıl değerlendirilmiştir? Her vatandaşın bu tür bir karara itiraz hakkı var mıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #324425

Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 2009/16787 E., 2010/7000 K. sayılı kararında, dönemin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül hakkında (milletvekilliği dönemindeki bir iddiayla ilgili) verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara C.N. isimli bir vatandaş tarafından yapılan itiraz ele alınmıştır. Kararda, itiraz edenin 'suçtan zarar gören' sıfatı şu şekilde değerlendirilmiştir: 1. **'Suçtan Zarar Gören' Kavramı:** CMK Madde 173/1, kovuşturmaya yer olmadığı kararına karşı 'suçtan zarar gören'in itiraz edebileceğini düzenler. Yargıtay, bu kavramı yorumlarken, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 15.07.2008 tarihli bir kararına atıfla, 'haklı çıkarın zedelenmesi' halinde zararın gerçekleştiğinin kabulünde zorunluluk olduğunu belirtmiştir. 2. **Doğrudan Zarar Görme Şartı:** Kararda, itiraz hakkının kullanılabilmesi için 'suçtan doğrudan zarar görme' şartı aranmıştır. Bu zararın belirlenebilir, denetlenebilir ve hukuken korunan, dava konusu edilebilir doğrudan bir zarar olması gerektiği vurgulanmıştır. 3. **Her Vatandaşın Durumu:** İddia konusu suçlar (özel evrakta sahtecilik ve Siyasi Partiler Kanunu'na aykırılık) nedeniyle zararı hukuki koruma altına alınan merciin Maliye Hazinesi olduğu, ancak Hazinenin bir itirazının bulunmadığı belirtilmiştir. İtiraz eden C.N. gibi, 'suçtan doğrudan doğruya zarar görmeyen ve Devlete vergi ödeyen her vatandaşın doğrudan zarar gören kavramı içerisine alınamayacağı' sonucuna varılmıştır. 4. **Sonuç:** Bu gerekçelerle, itiraz eden C.N.'nin 'suçtan zarar gören' sıfatı bulunmadığından, kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz hakkının da bulunmadığı kabul edilmiş ve Sincan 1. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığı'nın itirazı kabul eden kararının bozulması gerektiği belirtilmiştir (usule ilişkin diğer bozma nedenlerinin yanı sıra). Özetle, her vatandaşın, özellikle kendisini doğrudan etkilemeyen ve genel kamu düzeniyle veya devletin mali menfaatleriyle ilgili suçlarda verilen kovuşturmaya yer olmadığı kararlarına karşı 'suçtan zarar gören' sıfatıyla otomatik olarak itiraz hakkı bulunmamaktadır. İtiraz hakkı için, işlendiği iddia edilen suçla kişi arasında hukuken tanınan, somut ve doğrudan bir menfaat ihlalinin veya zararın bulunması gerekir.