TCK Madde 328 (Siyasal veya Askeri Casusluk) suçunun işlenmesinde kullanılan 'vasıta'nın (araç, yöntem) bir önemi var mıdır? Örneğin, bilgilerin teknolojik araçlarla (siber saldırı, dinleme cihazı vb.) temin edilmesi ile fiziksel olarak bir belgenin çalınması arasında suçun oluşumu açısından bir fark yaratır mı?
TCK Madde 328'de düzenlenen siyasal veya askeri casusluk suçunun maddi unsuru, 'devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından, niteliği itibarıyla, gizli kalması gereken bilgileri, siyasal veya askerî casusluk maksadıyla temin etmek'tir. Kanun metninde ve gerekçesinde, bilgilerin temin edilmesinde kullanılan **'vasıta'nın (araç veya yöntemin) suçun oluşumu açısından bir fark yarattığına dair bir belirleme yoktur.** Önemli olan, gizli bilginin casusluk maksadıyla 'temin edilmiş' olmasıdır. Bu kapsamda: - Bilgiler, **teknolojik araçlar** kullanılarak (örneğin, devlet kurumlarının bilgisayar sistemlerine sızarak siber saldırı yoluyla, hedef kişilerin iletişimlerini dinleyerek, ortam dinlemesi yaparak, gizli kamera kayıtları alarak vb.) temin edilebilir. - Bilgiler, **fiziksel yöntemlerle** (örneğin, gizli bir belgeyi çalarak, bir görevliden rüşvet veya tehditle alarak, bir yere gizlice girip fotoğrafını çekerek vb.) temin edilebilir. - Bilgiler, **insan kaynakları** aracılığıyla (örneğin, devlette kritik bir görevde bulunan bir kişiyi ikna ederek veya kandırarak sözlü veya yazılı bilgi sızdırmasını sağlayarak) temin edilebilir. Her üç durumda da, eğer temin edilen bilgi TCK m. 328'deki nitelikleri taşıyorsa (devletin güvenliği vb. açısından gizli) ve failin 'siyasal veya askeri casusluk maksadı' varsa suç oluşur. Yargıtay 3. Ceza Dairesi'nin 2023/22399 E. sayılı kararında da 'Bilginin temini için kullanılan vasıtanın önemi olmadığı gibi bilgiyi içeren belgenin de elde edilmiş olması... şart değildir' denilerek bu husus vurgulanmıştır. 'Günümüzde teknolojinin gelişmesi ve haberleşme imkanlarının artması devlet sırlarını korumayı zorlaştırmaktadır' ifadesi de, teknolojik yöntemlerin casusluk faaliyetlerinde kullanılabileceğine işaret eder. Kullanılan vasıtanın türü, suçun temel şeklinin oluşumunu etkilemez. Ancak, kullanılan vasıtanın niteliği veya eylemin işleniş şekli, cezanın belirlenmesinde (TCK m. 61 – temel cezanın belirlenmesi) dikkate alınabilir veya eğer başka suç tanımlarını da ihlal ediyorsa (örneğin, bilişim suçları, özel hayatın gizliliğini ihlal, rüşvet gibi) bu suçlardan dolayı da ayrıca cezalandırma (gerçek içtima) gündeme gelebilir.