CMK Madde 171/2'de öngörülen kamu davasının açılmasının 'beş yıl süre ile ertelenmesi' ifadesindeki 'beş yıl'lık süre azami bir süre midir, yoksa savcı daha kısa bir erteleme süresi belirleyebilir mi? Kanun metni ve gerekçesi bu konuda bir açıklık getiriyor mu?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #324423

CMK Madde 171/2'de 'kamu davasının açılmasının **beş yıl süre ile** ertelenmesine karar verebilir.' denilmektedir. **Kanun Metni Açısından:** Kanun metnindeki 'beş yıl süre ile' ifadesi, genellikle sabit bir süreye işaret eder gibi yorumlanabilir. Yani, savcının erteleme kararı verdiğinde bu sürenin beş yıl olacağı anlaşılabilir. **Gerekçe Açısından:** CMK Madde 171'in gerekçesinde, maddenin ilk hali (5560 sayılı Kanun değişikliği öncesi) için 'kabahatlerde bir yıl, cürümlerde üç yıl süre ile erteleyebilecek' şeklinde farklı ve sabit süreler öngörüldüğü belirtilmiştir. 5560 sayılı Kanun değişikliği ile bu süreler tek bir 'iki yıl' (daha sonra 17/10/2019-7188/19 md. ile 'üç yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlar' için 'beş yıl' olarak güncellenmiştir) süresine dönüştürülmüştür. Gerekçede, savcının 'daha kısa' bir süre belirleyebileceğine dair açık bir ifade bulunmamaktadır. **Uygulama ve Yorum:** - **Azami Süre Yorumu:** Bazı hukukçular, 'beş yıl süre ile' ifadesinin bir üst sınır olduğunu, savcının olayın özelliklerine göre daha kısa bir erteleme süresi (örneğin 2 yıl, 3 yıl) belirleyebileceğini savunabilirler. Bu yorum, 'maksada uygunluk' ilkesiyle ve savcının takdir yetkisiyle daha uyumlu olabilir. Eğer şüpheli kısa sürede uslanır ve suç işlemekten çekineceği kanaati oluşursa, beş yıllık uzun bir sürenin beklenmesi gereksiz olabilir. - **Sabit Süre Yorumu:** Ancak, kanunun lafzı ('beş yıl süre ile') daha çok sabit bir süreye işaret etmektedir. Kanun koyucunun farklı süreler öngörmek isteseydi 'beş yıla kadar' gibi bir ifade kullanması beklenirdi. Nitekim, maddenin eski halinde kabahatler ve cürümler için farklı ve sabit süreler öngörülmüştü. - **Yargıtay İçtihatları:** Yargıtay kararlarında genellikle 'beş yıllık erteleme süresi' ifadesi kanundaki gibi zikredilir ve savcının daha kısa bir süre belirleyip belirleyemeyeceği konusunda net bir tartışmaya rastlanmamaktadır. Uygulamada genellikle beş yıllık süre esas alınır. **Sonuç:** Kanun metni ve gerekçesi, savcının 'beş yıldan daha kısa' bir erteleme süresi belirleyebileceği konusunda açık bir yetki tanımamaktadır. Lafzi yorum, sürenin beş yıl olarak sabit olduğunu düşündürmektedir. Ancak, ceza hukukundaki lehe yorum ilkesi ve savcının takdir yetkisinin genişletilmesi eğilimi dikkate alındığında, bazı durumlarda daha kısa bir sürenin belirlenmesinin amaca daha uygun olabileceği teorik olarak savunulabilirse de, mevcut yasal düzenleme ve yaygın uygulama genellikle beş yıllık sürenin standart olarak uygulandığı yönündedir. Kesin bir netlik için Yargıtay'ın bu konuda daha spesifik bir içtihadı veya kanuni bir değişiklik gerekebilir.