CMK Madde 171/1'de Cumhuriyet savcısına 'etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasını gerektiren koşulların varlığı halinde' kovuşturmaya yer olmadığı kararı verebilme yetkisi tanınmıştır. Bu yetki, TCK'daki etkin pişmanlık düzenlemeleriyle nasıl bir ilişki içindedir? Savcının bu takdiri mutlak mıdır?
CMK Madde 171/1, Cumhuriyet savcısına, 'Cezayı kaldıran şahsî sebep olarak etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasını gerektiren koşulların ya da şahsî cezasızlık sebebinin varlığı halinde, Cumhuriyet savcısı kovuşturmaya yer olmadığı kararı verebilir.' yetkisini tanır. **TCK'daki Etkin Pişmanlık Düzenlemeleriyle İlişkisi:** Etkin pişmanlık, Türk Ceza Kanunu'nda (TCK) çeşitli suç tipleri için özel olarak düzenlenmiş bir kurumdur. Bazı suçlarda (örn: TCK m. 168 - malvarlığına karşı suçlarda, TCK m. 192 - uyuşturucu suçlarında, TCK m. 221 - örgüt suçlarında) etkin pişmanlık, cezada indirim yapılmasını veya cezanın tamamen kaldırılmasını gerektirebilir. CMK m. 171/1, TCK'daki bu düzenlemelerden, özellikle **cezayı tamamen kaldıran** etkin pişmanlık hallerini hedeflemektedir. Eğer işlenen suç tipine ilişkin TCK hükümlerinde, failin belirli davranışları (zararı giderme, suç ortaklarını bildirme vb.) sergilemesi halinde cezanın ortadan kalkacağı öngörülmüşse ve bu koşullar soruşturma aşamasında gerçekleşmişse, Cumhuriyet savcısı kamu davası açmak yerine kovuşturmaya yer olmadığı (KYOK) kararı verebilir. Örneğin, TCK m. 192/3'te kullanmak için uyuşturucu madde satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi, resmi makamlar tarafından haber alınmadan önce, bu maddeyi kimden, nerede ve ne zaman temin ettiğini merciine haber vererek suçluların yakalanmalarını veya uyuşturucu veya uyarıcı maddenin ele geçirilmesini kolaylaştırırsa, hakkında kamu davası açılmaz. Bu durumda savcı, CMK m. 171/1'e dayanarak KYOK verecektir. **Savcının Takdirinin Mutlaklığı:** CMK m. 171/1'deki ifade '...Cumhuriyet savcısı kovuşturmaya yer olmadığı kararı **verebilir**.' şeklindedir. Bu 'verebilir' ifadesi, savcıya bir takdir yetkisi tanındığını gösterir. Yani, cezayı kaldıran etkin pişmanlık koşulları veya şahsi cezasızlık sebebi mevcut olsa bile, savcı otomatik olarak KYOK vermek zorunda değildir. Kamu yararı, suçun önemi, olayın özellikleri gibi faktörleri değerlendirerek dava açmayı da tercih edebilir. Ancak, bu takdir yetkisi keyfi değildir. Özellikle cezayı tamamen kaldıran etkin pişmanlık hallerinde, koşullar net bir şekilde oluşmuşsa ve başka bir kamu yararı dava açılmasını zorunlu kılmıyorsa, savcının KYOK vermesi beklenir. Aksi takdirde, açılacak bir dava zaten cezasızlıkla sonuçlanacağı için yargılamanın gereksiz yere uzaması ve kaynakların israfı anlamına gelir. Savcının bu konudaki kararı, CMK m. 173 uyarınca itiraza tabidir ve Sulh Ceza Hakimliği tarafından denetlenebilir.