Danıştay 2. Dairesi'nin 2012/7631 E. sayılı kararında, öğretim yılına hazırlık ödeneği talebiyle ilgili olarak, davacının bu ödeneği en geç ilgili eğitim-öğretim yılı sonuna kadar talep etmesi gerektiği, bu süreden sonra yapılan başvurunun süresinde olmadığı belirtilmiştir. Bu yorum, İYUK Madde 10'daki 'her zaman başvuru' hakkıyla nasıl bir denge içinde değerlendirilmelidir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #324403

Danıştay 2. Dairesi'nin 2012/7631 E., 2012/5556 K. sayılı kararında, öğretim yılına hazırlık ödeneğinin niteliği ve amacı dikkate alınarak bir süre değerlendirmesi yapılmıştır. Kararda şu mantık izlenmiştir: - Öğretim yılına hazırlık ödeneği, 657 sayılı Kanun Ek Madde 32 uyarınca, öğretmenlerin fiilen yürüttükleri görevin gereği olarak öğretim yılı boyunca ortaya çıkabilecek ders araç-gereçleri ve şahsi ihtiyaçlarının teminine katkı sağlamak amacıyla **bir eğitim-öğretim yılına mahsus olarak** ödenir. - Bu ödenek, ilgili eğitim-öğretim yılı başında görevde olmayan (askerlik, aylıksız izin, yeni atama vb. nedenlerle) ancak yıl içinde göreve başlayan veya dönen öğretmenlere de, göreve başladıkları tarihten itibaren içinde bulunulan eğitim-öğretim yılının sonuna kadar talep etmeleri halinde ödenmelidir. - Ancak, bu talebin **en geç ilgili eğitim-öğretim yılının sonuna kadar** yapılması gerektiği kabul edilmiştir. Çünkü ödenek, o yıla özgü ihtiyaçlar için verilmektedir. - Somut olayda davacı, 2006-2007 eğitim-öğretim yılına ilişkin ödeneği, bu dönemin bitiminden çok sonra (24.01.2011'de) talep ettiği için başvurusu ve dolayısıyla davası süre aşımı nedeniyle reddedilmiştir. **İYUK Madde 10 ile Denge:** İYUK Madde 10, ilgililerin haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması için idari makamlara 'her zaman' başvurabileceğini düzenler. Ancak bu 'her zaman başvuru' hakkı mutlak ve sınırsız değildir. Özellikle belirli bir döneme özgü, o dönemin sonunda talep edilmesinin anlamını yitireceği veya kanunun amacına aykırı düşeceği durumlarda, bu genel kuralın daraltıcı yorumlanması mümkündür. Öğretim yılına hazırlık ödeneği örneğinde Danıştay, ödeneğin niteliği (o yıla mahsus olması) ve amacı (o yılki ihtiyaçları karşılama) nedeniyle, talep hakkının ilgili eğitim-öğretim yılıyla sınırlı olduğunu zımnen kabul etmiştir. Bu süreden sonra yapılan başvuru, İYUK m. 10 kapsamında 'yeni bir işlem tesisi talebi' olarak görülse bile, talep edilen hakkın kendisi zamanaşımına veya hak düşürücü süreye uğramış kabul edilebilir. Bu tür durumlarda, İYUK m. 10'daki genel başvuru hakkı ile talep edilen hakkın niteliği ve özel mevzuatındaki (veya Danıştay içtihadıyla belirlenen) zamanaşımı/hak düşürücü süreler arasında bir denge kurulur. Öğretim yılına hazırlık ödeneği gibi dönemsel ve o döneme özgü bir hak için, ilgili dönemin sona ermesinden sonra yapılan başvuruların 'süresinde olmadığı' yorumu, hakkın doğasıyla ve amacına uygunlukla gerekçelendirilmektedir. Bu, İYUK m. 10'un uygulanmadığı anlamına gelmez; ancak talep edilen hakkın kendisinin artık mevcut olmadığı veya süresinde talep edilmediği sonucuna varılır.