TCK Madde 328 (Siyasal veya Askeri Casusluk) suçunda, temin edilen 'gizli kalması gereken bilgilerin' niteliği itibarıyla önceden resmi makamlarca 'gizli' olarak tasnif edilmiş olması zorunlu mudur? Yoksa bilginin 'özünde sır' olması yeterli midir? (Yargıtay 3. CD, 2023/22399 E. kararı ışığında)

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #324401

TCK Madde 328'de düzenlenen siyasal veya askeri casusluk suçunun konusunu oluşturan 'devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından, niteliği itibarıyla, gizli kalması gereken bilgiler' için, bu bilgilerin önceden resmi makamlarca usulüne uygun bir şekilde 'gizli', 'çok gizli' gibi bir gizlilik derecesiyle tasnif edilmiş olması **zorunlu değildir.** Yargıtay 3. Ceza Dairesi'nin 2023/22399 E. sayılı kararında bu konu açıklığa kavuşturulmuştur. Kararda, TCK m. 326-330 arasındaki suçların konusunu oluşturan bilgilerin **'özünde devlet sırrı olan bilgi ve belgeler'** olduğu belirtilmiştir. Devamında ise, 'Özünde devlet sırlarının, sırrın objektif ve sübjektif şartını birlikte taşıması gerekir. Bir şeyin sır olabilmesi için devletin bu şeyin sır olarak saklanması hususunda sübjektif iradesi olmalıdır. **Bu bilginin sır niteliği taşıması için önceden resmi makamlarca açıklanması gerekmez. Devletin o bilginin gizliliği konusundaki zımni iradesi yeterlidir.**' denilmiştir. Buna karşılık, TCK m. 334-337'de düzenlenen 'yetkili makamların açıklanmasını yasakladığı bilgileri açıklama' gibi suçlarda ise, bilginin özünde devlet sırrı olmasa bile, yetkili makamların kanun veya düzenleyici işlemlerle açıklanmasını yasaklamış olması (yani resmi bir tasnif veya yasaklama kararı) aranır. Dolayısıyla, TCK m. 328 açısından önemli olan, bilginin **niteliği itibarıyla** (içeriği, ilgili olduğu konu, açıklanmasının yaratacağı tehlike vb. açılardan) devletin güvenliği veya temel siyasal yararları için gizli kalmasının zorunlu olmasıdır. Devletin bu konuda zımni bir gizlilik iradesi yeterlidir; ayrıca resmi bir 'gizli' damgası veya kararı olmasa bile, eğer bilgi 'özünde sır' niteliğindeyse TCK m. 328'in konusunu oluşturabilir. Mahkeme, bu niteliği somut olayın özelliklerine göre takdir edecektir.