Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2018/2088 E. sayılı MİT tırları kararında, bir bilginin 'devlet sırrı' olup olmadığının belirlenmesinde yargı organının (mahkemenin) rolü ile yürütme organının rolü nasıl bir ilişki içindedir? Mahkeme, yürütmenin 'sır' olarak nitelediği her bilgiyi sorgusuz kabul etmek zorunda mıdır?
Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2018/2088 E. sayılı MİT tırları kararında, bir bilginin 'devlet sırrı' olup olmadığının belirlenmesinde yargı ve yürütme organlarının rolleri arasındaki ilişki şu şekilde ortaya konmuştur: 1. **Yürütmenin Rolü (Sırrın Tespiti ve Tasnifi):** Kararda, 'hangi bilgilerin “devlet sırrı” olarak tasnif edileceğine karar verme yetkisi, sır teşkil eden alan kanunla belirlenecekse Türkiye Büyük Millet Meclisine, idari bir kararla tespit edilecekse yürütme organına aittir' denilmektedir. Özellikle devletin güvenliği, dış ilişkileri, milli savunma gibi konularda yürütme organının (Bakanlar Kurulu/Cumhurbaşkanı, ilgili bakanlıklar, MİT vb.) bir bilgiyi 'devlet sırrı' olarak nitelemesi veya bu kapsamda bir faaliyette bulunması, bilginin sır niteliği taşıdığına dair önemli bir karinedir. Çünkü devletin güvenlik stratejileri ve politikaları öncelikle yürütme tarafından bilinir ve yönetilir. 2. **Yargının Rolü (Denetim ve Hukuki Vasıflandırma):** Mahkeme, yürütmenin 'sır' olarak nitelediği her bilgiyi sorgusuz kabul etmek zorunda değildir. Yargılama yapan mahkemenin görevi, kararda belirtildiği üzere şunları denetlemektir: * İdari kararla sır olarak tasnif edilen bilginin, kanunun belirlediği 'devletin güvenliği, iç veya dış siyasi yararları' alanına ilişkin olup olmadığı. * Bilginin devletin elinde veya kontrolünde bulunup bulunmadığı. * Açıklanması halinde ulusal güvenlik veya uluslararası ilişkiler bakımından ciddi zarar ve tehlikeye sebebiyet verip vermeyeceği. * Sır kararının yetkili makamlarca usulüne uygun olarak verilip verilmediği. * Sırrın daha önce açıklanması nedeniyle herkes tarafından bilinen şey haline gelip gelmediği. * Sır olarak kabul edilen bilginin bir suçun işlenmesine ilişkin olup olmadığı (CMK m. 125). * Ölçülülük ilkesine uyulup uyulmadığı (bilginin sır olarak korunmasıyla elde edilecek menfaat ile açıklanmasındaki menfaat arasında denge). Somut olayda, MİT tırları faaliyetine ilişkin bilgilerin 'niteliği itibarıyla devlet sırrı' olduğu kabul edilirken, ilgili kurumların (MİT, Dışişleri Bakanlığı) yazıları ve devlet yetkililerinin açıklamaları dikkate alınmıştır. Ancak nihai hukuki vasıflandırma mahkeme tarafından yapılmıştır. Özetle, yürütme organı bir bilgiyi 'devlet sırrı' olarak niteleyebilir ve bu, mahkeme için önemli bir veridir. Ancak mahkeme, bu nitelemenin hukuka uygunluğunu, kanundaki tanıma ve şartlara uyup uymadığını, temel haklarla (bilgi edinme, basın özgürlüğü) dengesini gözeterek denetler ve nihai kararı verir. Yargı, yürütmenin her nitelemesini otomatik olarak kabul etmez, hukuki bir süzgeçten geçirir.