İdari yargılamada 'idari işlem'in iptal davasına konu edilebilmesi için taşıması gereken 'kesin ve yürütülmesi zorunlu' niteliğini açıklayınız. Bu niteliğe sahip olmayan 'hazırlık işlemleri' veya 'bilgilendirme mahiyetindeki yazılar'ın neden doğrudan dava konusu edilemeyeceğini örneklerle izah ediniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #324381

Bir idari işlemin iptal davasına konu edilebilmesi için İYUK madde 14/3-d ve 15/1-b uyarınca 'kesin ve yürütülmesi zorunlu' bir nitelik taşıması gerekmektedir. 'Kesin'lik, işlemin hukuki olarak nihai olması, yani başka bir makamın onayı veya başka bir idari işlemin tesis edilmesine bağlı olmaması anlamına gelir. 'Yürütülebilir' veya 'icrai' nitelik ise, işlemin ilgililerin hukuki durumunda doğrudan ve tek başına bir değişiklik meydana getirmesi, yani hak ve yükümlülük doğurması, değiştirmesi veya kaldırması demektir. Bu niteliklere sahip olmayan işlemler, genellikle 'hazırlık işlemleri' veya 'bilgilendirme mahiyetindeki yazılar' olarak kabul edilir ve doğrudan iptal davasına konu edilemezler. Örneğin, bir idari soruşturmanın başlatılması kararı veya bir kurum içi tavsiye kararı hazırlık işlemi niteliğindedir; bunlar henüz bireyin hukuki durumunda değişiklik yaratmaz. Davaya konu olabilmeleri için bu hazırlık işlemlerinin üzerine, bireyin hukuki durumunu etkileyecek kesin ve yürütülmesi zorunlu başka bir idari işlem tesis edilmesi gerekir. Danıştay 14. Dairesi'nin 2014/6311 E., 2017/2428 K. sayılı kararında da ilk başta belediyenin cevabı 'bilgilendirme mahiyetinde bir hazırlık işlemi' olarak nitelendirilmiş, ancak daha sonra bu cevabın 'isteminin reddi' niteliğinde kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olduğu kabul edilmiştir. (İYUK m. 14/3-d, 15/1-b; Danıştay 14. CD. 2014/6311 E., 2017/2428 K.)