İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK) madde 10'da yer alan 'Dava açılmaması veya davanın süreden reddi hallerinde, altmış günlük sürenin bitmesinden sonra yetkili idari makamlarca cevap verilirse, cevabın tebliğinden itibaren altmış gün içinde dava açabilirler' hükmünün işlevini ve 'hak arama hürriyeti' prensibiyle olan ilişkisini açıklayınız. Bu hükmün, süre aşımı nedeniyle reddedilmiş bir dava sonrasında ortaya çıkan hukuki durumu nasıl etkilediğini tartışınız.
İYUK madde 10'un bu hükmü, idarenin başlangıçtaki suskunluğuna karşı dava açmayan veya davası süre aşımı nedeniyle usulden reddedilen ilgilinin, idarenin daha sonraki bir tarihte (60 günlük zımni ret süresi bittikten sonra) verdiği açık cevabına karşı yeniden dava açma hakkını düzenler. Bu hükmün temel işlevi, idarenin eylemsizliğine rağmen bireyin hukuki durumunun belirsizlikte kalmasını engellemek ve idarenin nihayetinde verdiği açık bir cevaba karşı bireyin hak arama hürriyetini yeniden canlandırmaktır. Bir davanın süre aşımı nedeniyle reddi, uyuşmazlığın esasını çözmediği için maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmez. Dolayısıyla, bu durumdaki birey, idarenin açık cevabını tebellüğ ettikten sonra yeni bir 60 günlük dava açma süresi içinde hukuki yoluna devam edebilir. Bu düzenleme, 'hak arama hürriyeti' (Anayasa m. 36) prensibinin bir gereğidir; bireylerin, idarenin suskunluğu veya gecikmesi nedeniyle hak kayıplarına uğramasının önüne geçilir ve idarenin her zaman hukuka uygun bir işlem tesis etme ve cevap verme yükümlülüğü vurgulanır. Bu, aynı zamanda idarenin 'hukuka bağlılığı' ilkesinin de bir yansımasıdır. (İYUK m. 10/2; Anayasa m. 36; Danıştay 8. CD. 2014/11377 E., 2015/8278 K.)