Danıştay 5. Dairesi'nin 2015/1440 E., 2015/5016 K. sayılı kararında, sözleşmeli imam-hatip olarak görev yapan davacının kadrolu atanması nedeniyle yolluk ödenmesi istemiyle yaptığı başvurunun hukuki niteliği ve İYUK madde 10'un bu bağlamdaki uygulaması nasıl değerlendirilmiştir? Özellikle 'yolluksuz atama' ibaresinin bulunup bulunmamasının dava açma süresi üzerindeki etkisini açıklayınız.
Danıştay 5. Dairesi'nin anılan kararında, sözleşmeli statüden kadrolu statüye atanan imam-hatibin yolluk ödenmesi talebi incelenmiştir. Karar, yolluk ödenmesine neden olan işlemin hukuki sebebinin genellikle atama, nakil veya geçici görevlendirme işlemleri olduğunu ve uyuşmazlığın doğması için yolluk konusunda bir işlemin tesis edilmiş olması gerektiğini belirtmiştir. İki farklı durum ortaya konmuştur: 1. Eğer davacıya tebliğ edilen atama işleminde 'harcırahsız' (yolluksuz) ibaresi yer almışsa, ilgili, işlemin tebliğ tarihinden itibaren İYUK madde 7 veya 11 kapsamında dava açmalıdır. Bu durumda, davacı atamanın yolluksuz yapıldığından haberdar olduğu için dava açma süresi bu tarihten itibaren başlar. 2. Eğer davacıya tebliğ edilen atama işleminde 'yolluksuz' ibaresi bulunmamakta ise, ilgilinin yolluk talebiyle yaptığı başvuru İYUK madde 10 kapsamında değerlendirilir. Bu durumda, davacının yeni görevine başlama tarihi dava açma süresi için başlangıç olarak alınamaz, zira yolluksuz olduğuna dair bir işlem tebliğ edilmemiştir. Başvuru üzerine kurulacak red veya zımni red işlemi, İYUK m. 10'a göre yeni bir dava açma süresi başlatır. Karar, bu ikinci durumda davanın süresinde olduğunu kabul etmiştir. Bu ayrım, idarenin işlemlerinde açık ve kesin olmamasının veya belirsizlik yaratmasının ilgilinin dava açma süresini etkilememesi ve hak arama hürriyetinin korunması açısından önemlidir. (İYUK m. 7, 10, 11; Danıştay 5. CD. 2015/1440 E., 2015/5016 K.)