İYUK madde 10/2'de yer alan 'altmış günlük süre içinde idarece verilen cevap kesin değilse' hükmünün anlamını ve ilgililerin bu durumda sahip olduğu seçenekleri açıklayınız. Bu düzenlemenin idarenin 'cevap verme' yükümlülüğü ve 'hukuki güvenlik' prensibi açısından önemini tartışınız.
İYUK madde 10/2'de, idareye yapılan başvuruya 60 günlük süre içinde verilen cevabın 'kesin değilse' (örneğin, tam bir ret veya kabul içermeyen, belirsiz, ek bilgi isteyen veya süreci uzatan bir cevap) ilgililere iki seçenek tanınmıştır. Birincisi, ilgili bu cevabı, 'isteminin reddi sayarak' dava açabilir. İkincisi ise, 'kesin cevabı da bekleyebilir.' Bu takdirde dava açma süresi işlemez. Ancak, bu bekleme süresi başvuru tarihinden itibaren altı ayı geçemez. Bu düzenleme, idarenin cevap verme yükümlülüğünü pekiştirir ve hukuki belirsizliği önlemeyi amaçlar. İdare, kesin bir cevap vermekten kaçınarak ilgilinin dava açma hakkını kısıtlayamaz. İlgili, ya hemen dava açarak belirsizliği sonlandırabilir ya da idareden net bir cevap bekleyerek hukuki durumunu netleştirebilir. Bu, 'hukuki güvenlik' prensibinin bir yansımasıdır; bireylerin hak arama süreçlerinde belirsizlik nedeniyle hak kaybına uğramasının önüne geçilir ve idarenin keyfi geciktirmelerinin önüne geçilmesi hedeflenir. Altı aylık üst sınır ise, sonsuz bir beklemenin önüne geçerek davanın makul sürede açılmasına olanak tanır. (İYUK m. 10/2)