Siyasal veya askeri casusluk suçunun konusunu oluşturan bilginin 'temin edilmesi' fiilini, TCK madde 328 ve Yargıtay içtihadı bağlamında detaylıca açıklayınız. Bilginin 'tesadüfi öğrenilmesi' ile 'temin edilmesi' arasındaki farkı ve bu farkın suçun oluşumu açısından önemini vurgulayınız.
TCK madde 328'deki siyasal veya askeri casusluk suçunun maddi unsuru, 'bilgilerin temin edilmesi'dir. 'Temin' kelimesi, bilgilerin öğrenilmesi için 'çaba göstermek', bu hususta vasıtalara başvurma gereğini ifade eder. Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 1940 tarihli kararında da belirtildiği üzere, 'malumatın tesadüfi olmaksızın casusluk kast ve niyetiyle gayret ve mesai sarf edilerek istihsalinin lüzumlu olduğuna' işaret edilmiştir. Bu, bilginin tesadüfen (örneğin kulak misafiri olarak) öğrenilmesi ile suça konu bilgilerin 'temin edilmesi' arasında temel bir fark olduğunu gösterir. Suçun oluşabilmesi için failin iradi, bilinçli ve icrai bir çaba göstererek, vasıtalara başvurarak veya aracılara ulaşarak bilgiyi öğrenmesi gerekmektedir. Temin etme, bilgiyi içeren belgeyi ele geçirme, kopyasını elde etme, fotoğrafını çekme, başka bir yere kaydetme gibi çeşitli davranışlarla işlenebilir. Suç, sır olan bilginin bu şekilde 'temin edilmesiyle' tamamlanmış olur; bunların açıklanmasına gerek yoktur. Bu ayrım, failin özel kastının ve eyleminin ciddiyetinin bir göstergesi olarak suçun oluşumu açısından hayati öneme sahiptir. (TCK m. 328 gerekçe; Yargıtay 1. CD. 24.02.1940, 828-477 K.; Yargıtay 3. CD. 2023/22399 E., 2024/2320 K.)