Ceza Muhakemesi Hukukunda 'önödeme' müessesesinin hukuki niteliğini ve koşullarını açıklayınız. Önödeme'nin soruşturma safhasında uygulandığında 'dava şartı' olarak, kovuşturma başladıktan sonra uygulandığında ise 'davanın düşmesi' sonucunu doğuran maddi ceza hukukuna ait bir müessese olarak nitelendirilmesinin temel ayrım noktalarını belirtiniz.
Önödeme, uzlaşma dışında kalan, sadece adli para cezası veya hapis cezasının üst sınırı altı ayı aşmayan ceza öngörülen suçlar ile TCK m. 75/6'da belirtilen suçlarda, kanundaki usullere göre belirlenen bir miktar paranın Devlet hazinesine ödenmesi ile kamu davasının açılmamasını veya açılmış olan davanın düşmesini sağlayan bir kurumdur. Yargıtay'ın 11.04.1983 tarih ve 2/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı'nda önödeme'nin ikili bir hukuki niteliği olduğu belirtilmiştir: 1) Soruşturma safhasında uygulandığında, Cumhuriyet savcısının kamu davasını açmadan önce önödeme teklif etmesiyle, bu, muhakeme hukukuna ait bir 'dava şartı' olarak işlev görür. Şüpheli ödeme yaparsa dava açılmaz. 2) Kovuşturma başladıktan sonra tatbik edildiğinde ise, davanın düşmesi sonucunu doğurduğundan, ceza ilişkisini sona erdiren maddi ceza hukukuna ait bir müessese olarak kabul edilir. Önödeme koşulları arasında suçun önödeme kapsamında olması, uzlaşma kapsamında bulunmaması, yeterli şüphenin varlığı ve belirlenen paranın Devlet hazinesine ödenmesi yer alır. Müessese, yargısal kaynakların etkin kullanımı ve ekonomik gerekçelerle uyuşmazlıkların sulh yoluyla çözülmesini teşvik eder. (TCK m. 75; Yargıtay İçtihadı Birleştirme K. 11.04.1983, 2/2)