Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2018/2088 E., 2018/2728 K. sayılı kararında (Can Dündar davası), sanığın eyleminin 'siyasal veya askerî casusluk maksadıyla açıklama' (TCK m. 330) suçunu mu, yoksa 'Devletin güvenliğine ve siyasal yararlarına ilişkin bilgileri açıklama' (TCK m. 329) suçunu mu oluşturduğuna dair tartışmayı, 'özel saik' (casusluk maksadı) kavramı ve somut delil durumu üzerinden analiz ediniz. Çoğunluk ve karşı oy gerekçelerini bu bağlamda karşılaştırınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #324355

Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin Can Dündar davasındaki kararı, sanığın eyleminin TCK m. 329 (genel kastla açıklama) veya TCK m. 330 (casusluk maksadıyla açıklama) suçlarından hangisini oluşturduğu konusunda bir tartışma yaratmıştır. **İstinaf mahkemesi ve temyizi inceleyen çoğunluk görüşü**, sanığın eyleminin 'devletin güvenliğine ve siyasal yararlarına ilişkin gizli kalması gereken bilgileri açıklama' (TCK m. 329) suçunu oluşturduğuna karar vermiştir. Gerekçede, sanığın herhangi bir yabancı devlet görevlisi veya terör örgütü yöneticisi/üyesi ile temas halinde olduğuna ve bu bilgileri 'casusluk maksadıyla' elde edip yayınlayacağını bilerek verdiğine dair dosyaya yansıyan 'sezgi ve zan düzeyini aşan kesin delil elde edilemediği' belirtilmiştir. 'Kamuoyunu hükümet aleyhine bilgilendirmek ve bunu istemek' tek başına özel kastın varlığını ortaya koymaya yetmez. **Karşı oy gerekçesi** ise, sanığın eyleminin TCK m. 330'da düzenlenen 'siyasal veya askerî casusluk maksadıyla açıklama' suçunu oluşturabileceğini savunmuştur. Gerekçede, casus ile casusluğu talep eden arasında bir anlaşmanın şart olmadığı, açıklanan bilgilerin Suriye Arap Cumhuriyeti Birleşmiş Milletler Daimi Temsilciliği tarafından Güvenlik Konseyi'ne şikayet mektubu sunulması gibi gelişmelerle 'yabancı bir devletin yararına' kullanıldığına işaret edilmiştir. Karşı oy, sanığın bilgi birikimi ve mesleki tecrübesi göz önüne alındığında, eylemin sonuçlarını bilebilecek durumda olduğunu ve bu bilgilerin dünya kamuoyuna farklı ve çarpıcı bir üslupla yayılmasının 'casusluk maksadı'nı ortaya koyduğunu ileri sürmüştür. Temel fark, 'özel saik'in (casusluk maksadı) somut delillerle ne ölçüde ispatlandığına dair yorum farklılığıdır. (Yargıtay 16. CD. 2018/2088 E., 2018/2728 K.; TCK m. 329, 330)