Yargıtay 19. Ceza Dairesi'nin 2016/2698 E., 2017/10771 K. sayılı kararında, 6222 sayılı Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun'daki 'seyirden yasaklanma tedbiri'nin hukuki niteliği nasıl değerlendirilmiştir? Bu tedbirin 'önödeme' müessesesi ile olan ilişkisini ve kolluğa müracaat etme yükümlülüğünün ihlali suçunun unsurlarını analiz ediniz.
Yargıtay 19. Ceza Dairesi'nin kararına göre, 6222 sayılı Kanun'un 18/3. maddesi uyarınca uygulanan 'seyirden yasaklama' tedbiri, Kanun'da tanımlanan suçlardan birinin işlendiği şüphesiyle soruşturma başlatılması durumunda hiçbir karara gerek olmaksızın derhal uygulamaya konulan 'özgün ve önleyici amaçlı koruma tedbiri'dir. Bu tedbir, ceza muhakemesinin yapılmasını veya hükmün infazını güvence altına alma amaçlarını taşımayan, klasik koruma tedbirlerinden farklı, suçun önlenmesi amacını taşıyan bir tedbirdir. 'Önödeme' müessesesi ile ilişkisi ise 6222 sayılı Kanun'un 18/6. maddesinde düzenlenmiştir. Eğer önödeme kapsamında bir suç işlenirse ve şüpheli önödemede bulunursa, önödeme tarihinden itibaren bir yıl süreyle bu 'koruma tedbirinin uygulanmasına devam edilir'. Bu, tedbirin güvenlik tedbirine dönüşmeden koruma tedbiri olarak devam ettiğini gösterir. Kolluğa müracaat etme yükümlülüğünün ihlali suçu (6222 SK m. 18/9), spor müsabakalarını seyirden yasaklanan kişinin, müsabaka günü belirlenen saatlerde en yakın genel kolluk birimine başvurma yükümlülüğüne aykırı davranmasıdır. Bu suç, soyut tehlike suçu niteliğinde olup, hukuki değeri faildeki tehlikelilik halinin ortadan kaldırılması ve kamu güvenliğinin sağlanmasıdır. Manevi unsuru genel kast olup, failin yükümlülüğünü bilerek yerine getirmemesi yeterlidir. (Yargıtay 19. CD. 2016/2698 E., 2017/10771 K.; 6222 SK m. 18/3, 18/6, 18/9)