4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Yasa kapsamındaki suçlarda 'soruşturma izni' koşulunun, CMK madde 172'deki 'kovuşturmaya yer olmadığı kararı' ile olan ilişkisini ve bu bağlamda yargısal denetimin sınırlarını açıklayınız. Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2005/9424 E., 2006/10703 K. ve 2006/433 E., 2006/10350 K. sayılı kararlarını referans alarak analizinizi derinleştiriniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #324337

4483 sayılı Yasa kapsamındaki görevliler ve suçlar bakımından ceza soruşturması açılabilmesi 'izin koşuluna' bağlıdır. Bu iznin alınamaması halinde, ceza soruşturması 'başlamadığı' için, CMK madde 172 anlamında 'kovuşturmaya yer olmadığı kararı' verilemez; bunun yerine 'işlem yapılmasına yer olmadığı' kararı verilebilir. Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin kararlarında (2005/9424 E., 2006/10703 K. ve 2006/433 E., 2006/10350 K.) bu husus açıkça vurgulanmıştır. Kararlarda, Kaymakamlığın soruşturma izni vermemesi kararının Bölge İdare Mahkemesince kaldırılmasına rağmen, Cumhuriyet Savcılığınca usulüne uygun yeni bir soruşturma yapılmadan verilen takipsizlik kararının hukuken geçerli olmadığı belirtilmiştir. Yani, 4483 sayılı Yasa'ya tabi bir durumda soruşturma izni alınmadan veya izin usulüne aykırı olarak başlatılan bir soruşturma hakkında verilen kovuşturmaya yer olmadığı kararı hukuken değer taşımaz ve itiraza tabi bir karar niteliğinde değildir. Bu durum, yargısal denetimin sınırlarını belirler; zira hukuken başlamamış bir soruşturma için verilen bir kararın denetimi de farklı bir usule tabi olacaktır. İtiraz mercii, hukuka aykırı bir takipsizlik kararı yerine 'inceleme yapılmasına yer olmadığı' kararı vermeliydi. (Yargıtay 4. CD. 2005/9424 E., 2006/10703 K.; Yargıtay 4. CD. 2006/433 E., 2006/10350 K.; CMK m. 172; 4483 SK m. 4)