6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun'un geçici 1. maddesinin CMK madde 171 ile ilişkisini ve bu özel yasanın basın ve ifade özgürlüğü üzerindeki etkilerini hukuk devleti ilkesi açısından tartışınız.
6352 sayılı Kanun'un geçici 1. maddesi, 31/12/2011 tarihine kadar basın ve yayın yoluyla veya sair düşünce ve kanaat açıklama yöntemleriyle işlenmiş, adli para cezasını ya da üst sınırı beş yıldan fazla olmayan hapis cezasını gerektiren suçlarda, CMK madde 171'deki şartlar aranmaksızın kamu davasının açılmasının ertelenmesine (soruşturma evresinde) veya kovuşturmanın ertelenmesine (kovuşturma evresinde) karar verileceğini düzenlemiştir. Bu hüküm, CMK m. 171'deki genel KDAE koşullarından bağımsız bir erteleme imkanı sunarak, basın ve ifade özgürlüğünü korumayı amaçlamıştır. Amaç, bireylerin düşünce açıklamaları nedeniyle yargılanmalarının önlenmesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi nezdinde Türkiye aleyhine açılan davaların azaltılmasıdır. Hukuk devleti ilkesi açısından bu düzenleme, temel hak ve özgürlüklerin (ifade ve basın özgürlüğü) korunması adına kanun koyucunun esnek bir yaklaşım sergilediğini gösterir. Ancak, bu tür geçici ve özel düzenlemeler, hukuk güvenliği ilkesi ve 'kanun önünde eşitlik' ilkesi açısından tartışmalara yol açabilir, zira benzer suçları işleyen diğer kişiler için farklı bir uygulama söz konusu olabilir. (6352 SK Geçici m. 1; Yargıtay 12. CD. 2017/3080 E., 2017/3994 K.; Yargıtay 18. CD. 2016/18547 E., 2017/1256 K.)