Türk Ceza Kanunu (TCK) madde 191'de düzenlenen 'kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma' suçunda kamu davasının açılmasının ertelenmesi (KDAE) kararı verilmesi ile CMK madde 171'deki genel KDAE hükümleri arasındaki temel farklılıkları ve TCK m. 191'in getirdiği özel düzenlemeleri analiz ediniz. Bu özel düzenlemenin kanun koyucunun hangi saiklerle öngördüğünü değerlendiriniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #324327

TCK madde 191/2'ye göre, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında, CMK madde 171'deki şartlar aranmaksızın, beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir. Bu, CMK m. 171'den farklı olarak KDAE kararının bu suç türü için koşulsuz ve zorunlu olması (şartlar aranmaksızın) ve süresinin beş yıl olarak belirlenmesidir. Ayrıca, şüpheli hakkında asgari bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanır ve gerekirse tedaviye tabi tutulabilir (TCK m. 191/3). TCK m. 191'deki özel düzenleme, uyuşturucu suçlarının toplumsal tehlikesinin yüksek olması ve bu alanda suçluların topluma kazandırılmasına yönelik özel bir politikayı yansıtması saikiyle getirilmiştir. Amaç, ilk kez uyuşturucu kullanan kişiyi ceza infaz sistemi dışına çıkararak tedavi ve denetim yoluyla rehabilite etmektir. Yargıtay 10. Ceza Dairesi'nin 2019/7786 E., 2021/5440 K. sayılı kararında da belirtildiği üzere, bu erteleme kararının kesinleşmesi kovuşturma şartı olup, şüphelinin yükümlülüklere uymaması halinde dava açılır. Kanun koyucu, bu suçta 'yasallık' ilkesinden bir sapma yaparak, koşullu bir erteleme ve denetim modelini benimsemiştir. (TCK m. 191/2, 191/3, 191/4; CMK m. 171; Yargıtay 10. CD. 2019/7786 E., 2021/5440 K.)