Yargıtay 3. Ceza Dairesi'nin 2023/22399 E. sayılı kararında, 'devlet sırrı'nın objektif unsuru olan 'başkaları tarafından bilinmeme' şartı, 'rivayet' veya 'tahmin' gibi durumlarla nasıl ilişkilendirilmiştir? Bir sırrın alenileşmesi için ne gereklidir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #324312

Yargıtay 3. Ceza Dairesi'nin 2023/22399 E. sayılı kararında, 'devlet sırrı'nın objektif unsuru olan 'başkaları tarafından bilinmeme' şartı ele alınırken, bir bilginin sır niteliğini kaybetmesi için gerçekten alenileşmiş olması gerektiği vurgulanmıştır. Kararda şu önemli ayrımlar yapılmıştır: - **Rivayet ve Tahminler:** 'Rivayet, tahmin gibi hususlar bilginin sır olma vasfını ortadan kaldırmaz.' Yani, bir konu hakkında kamuoyunda bazı söylentilerin, dedikoduların veya tahminlerin dolaşması, o konudaki gerçek ve detaylı bilgilerin sır olma niteliğini sona erdirmez. - **Kısmi Yayınlar:** 'Her ne kadar devletlerin sırları konusunda çeşitli yayınlar yapılıyorsa da, doğruluğu herkesçe malum olmadıkça, gizli kalması gereken bilgilerin sır olma vasfını ortadan kaldırmaz.' Bu, bir sırrın bazı yönlerinin veya eksik/yanlış bilgilerle basına sızmasının, sırrın özünü ve doğrulanmış detaylarını bilenler açısından onun gizliliğini tamamen ortadan kaldırmadığı anlamına gelir. - **Alenileşme Şartı:** Bir bilginin sır olmaktan çıkıp alenileşmesi için, o bilginin esasının, içeriğinin ve doğruluğunun genel kamuoyu tarafından kesin ve net bir şekilde bilinir hale gelmesi gerekir. Sadece spekülasyon düzeyinde kalmış veya doğruluğu teyit edilmemiş bilgiler, sırrın alenileştiği anlamına gelmez. Özetle, bir sırrın objektif olarak bilinmiyor olması şartı, sadece yetkili kişilerce bilinmesi ve yetkisiz kişilerin erişimine kapalı olması anlamına gelir. Kamuoyundaki genel geçer söylentiler veya doğrulanmamış kısmi ifşaatlar, bir bilginin 'devlet sırrı' vasfını yitirmesi için yeterli değildir.