İYUK Madde 10 ve Danıştay İDDK'nın 2014/3176 E., 2014/3237 K. sayılı kararı ışığında, bir genel düzenleyici işlemin (örneğin bir genelgenin) yargı kararıyla iptal edilmesi durumunda, bu iptal kararından etkilenen kişilerin idareye başvurarak hak talebinde bulunmaları İYUK Madde 10 kapsamında nasıl değerlendirilir ve dava açma süreci nasıl işler?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #324304

İYUK Madde 10, ilgililerin haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması için idari makamlara başvurmalarını düzenler. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun (DİDDK) 2014/3176 E., 2014/3237 K. sayılı kararında (ve benzer birçok Danıştay kararında) belirtildiği üzere, bir genel düzenleyici işlemin (örneğin bir genelgenin) yargı kararıyla iptal edilmesi, o işlemle ilgili yeni bir hukuki durum yaratır. İptal kararları, işlemi tesis edildiği andan itibaren ortadan kaldırır ve sadece davayı açanı değil, o düzenleyici işlemle ilgili tüm kişileri etkiler. Bu durumda, iptal edilen bir düzenleyici işlemden dolayı daha önce menfaati veya hakkı ihlal edilmiş olan bir kişi, verilen iptal kararının doğurduğu sonuçlardan yararlanmak amacıyla (örneğin, iptal edilen genelge nedeniyle alamadığı parasal hakların ödenmesi talebiyle) idareye başvurabilir. Bu başvuru, İYUK Madde 10 kapsamında yapılmış bir başvuru olarak kabul edilir. **Dava Açma Süreci:** 1. İlgili, genel düzenleyici işlemin iptal edildiği gerekçesiyle, hakkının iadesi veya zararının tazmini için idareye başvurur. 2. İdare, bu başvuruya İYUK Madde 10/2 uyarınca 30 gün içinde cevap vermelidir. * Cevap vermezse, 30 günün sonunda talep zımnen reddedilmiş sayılır ve bu tarihten itibaren 60 gün içinde dava açılabilir. * Açıkça ret cevabı verirse, bu cevabın tebliğinden itibaren 60 gün içinde dava açılabilir. * Kesin olmayan bir cevap verirse, ilgili bunu ret sayıp dava açabilir ya da kesin cevabı (başvuru tarihinden itibaren en fazla 4 ay) bekleyebilir. Bu yaklaşım, yargı kararlarının etkili bir şekilde uygulanmasını ve bireylerin hak arama özgürlüğünün korunmasını sağlar. DİDDK kararı, iptal kararının yarattığı yeni hukuki duruma istinaden yapılan başvuruyu, süreaşımına uğramış eski bir talebin canlandırılması olarak değil, yeni bir hak arama başvurusu olarak değerlendirmiştir.