Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2013/9697 E. sayılı kararında, TCK m. 134/2'deki özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun 6352 sayılı Kanun'un geçici 1. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu değerlendirme yapılırken hangi unsurlar (suç tarihi, yayın yolu, ceza miktarı) dikkate alınmıştır ve sanığın hukuki durumunun yeniden tayin ve takdirinde zorunluluk bulunmasının TCK m. 7/2 ile bağlantısı nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #324301

Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2013/9697 E. sayılı kararında, TCK m. 134/2'deki özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun (katılanın çıplak resimlerini facebook'ta yayınlama) 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun'un geçici 1. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu değerlendirme yapılırken dikkate alınan unsurlar şunlardır: 1. **Suç Tarihi:** Geçici 1. madde, '31/12/2011 tarihine kadar' işlenmiş suçları kapsamaktadır. Somut olaydaki suçun bu tarihten önce işlenmiş olması gerekir. 2. **İşlenme Yöntemi:** Suçun 'basın ve yayın yoluyla ya da sair düşünce ve kanaat açıklama yöntemleriyle' işlenmiş olması gerekmektedir. Facebook gibi sosyal paylaşım sitelerinde yapılan yayınlar, TCK m. 6/1-g'deki 'elektronik kitle iletişim aracıyla yapılan yayınlar' tanımına girdiği için bu kapsama dahil edilmiştir. 3. **Ceza Miktarı:** Suçun temel şekli itibarıyla 'adlî para cezasını ya da üst sınırı beş yıldan fazla olmayan hapis cezasını' gerektirmesi koşulu aranır. TCK m. 134/2'nin o dönemki (ve değişiklik sonrası) ceza miktarı bu şarta uymaktadır. Sanığın hukuki durumunun yeniden tayin ve takdirinde zorunluluk bulunmasının TCK m. 7/2 ile bağlantısı şudur: TCK m. 7/2, 'Suçun işlendiği zamanda yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.' ilkesini düzenler. 6352 sayılı Kanun'un geçici 1. maddesi, belirli şartları taşıyan suçlar için kovuşturmanın ertelenmesi gibi lehe bir düzenleme getirmiştir. Hükümden sonra yürürlüğe giren bu lehe kanun (6352 s.K.) ve yine TCK m. 134/2'de sonradan yapılan değişiklik (ceza miktarını etkileyen) nedeniyle, TCK m. 7/2 gereğince sanığın hukuki durumunun bu yeni yasal düzenlemeler ışığında yeniden değerlendirilmesi ve lehe olan hükümlerin uygulanması zorunluluğu doğmuştur. Bu nedenle Yargıtay, hükmün bozulmasına karar vermiştir.