Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2018/2088 E. sayılı kararında, MİT tırları olayına ilişkin bilgilerin 'devlet sırrı' niteliğini koruyup korumadığı tartışılırken, bilgilerin daha önce kısmen basında yer almış olmasının sır vasfını ortadan kaldırıp kaldırmadığı nasıl değerlendirilmiştir?
Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2018/2088 E. sayılı kararında, MİT tırları olayına ilişkin bilgilerin daha önce Aydınlık Gazetesi'nde kısmen yer almış olmasına rağmen, Cumhuriyet Gazetesi'nde yayınlanan haber ve görüntülerin 'devlet sırrı' niteliğini koruduğu kabul edilmiştir. Dairenin bu kabulündeki temel gerekçeler şunlardır: 1. **Farklılık ve Detay:** Cumhuriyet Gazetesi'nde yayınlanan haberin, Aydınlık Gazetesi'ndeki haberlere atıf yapmadığı, tamamen farklı nitelikte ve faaliyetle ilgili tüm ayrıntıları içeren, kaynağından edinildiği intibasını uyandıran yeni bilgi ve belgeler içerdiği belirtilmiştir. 2. **Gazetecinin Algısı:** Haberi yapan Can Dündar'ın 'Tutuklandık' isimli kitabındaki ifadelerine atıfla, gelen bilgi ve görüntülerin önceden yayınlanması nedeniyle güncelliğini ve sır olma vasfını kaybetmiş sıradan/aleni bir haber konusu olmadığı, aksine deneyimli gazeteci ve ekibinde heyecan yaratan, sınırlı sayıda kişiyle paylaşılan, yayınlamak için acele edilen ve cezai sonuçları göze alınarak yayınlanan, güncelliğini ve gizliliğini muhafaza eden bilgiler içerdiği vurgulanmıştır. 3. **Sır Vasfının Korunması:** Daha önce kısmen açıklansa ya da yayına konu olsa da, kapsam ve niteliği itibariyle devletin güvenliği veya siyasal yararlarını koruma kabiliyetini muhafaza eden bilginin halen 'sır' vasfını koruduğu ilkesi benimsenmiştir. Rivayet, tahmin, şayia gibi hususların bilginin sır olma vasfını ortadan kaldırmayacağı belirtilmiştir. Bu nedenlerle, öncül kısmi yayınlara rağmen, sonradan daha detaylı ve farklı içerikle yapılan yayının konusunu oluşturan bilgilerin 'devlet sırrı' niteliğini koruduğu kabul edilmiştir.