Danıştay İDDK'nın 2011/2470 E., 2014/1407 K. sayılı kararında, İYUK Madde 10 kapsamında yapılan bir başvurunun reddi üzerine, ilgilinin İYUK Madde 11'deki itiraz yolunu kullanıp kullanamayacağı nasıl değerlendirilmiştir? Bu yorumun hak arama özgürlüğü açısından önemi nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #324292

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun (DİDDK) 2011/2470 E., 2014/1407 K. sayılı kararında, ilgililerin 2577 sayılı Kanun’un 10. maddesi uyarınca haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem tesis edilmesi için idareye yaptıkları başvurunun açıkça veya zımnen reddi üzerine oluşan işleme karşı, ayrıca aynı Kanun’un 11. maddesinde düzenlenen itiraz yoluna (idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması istemiyle üst makama veya işlemi yapan makama başvurma) başvurup başvuramayacağı tartışılmıştır. Kurul, İYUK Madde 11'de, daha önce idarece tesis edilen bir işlemin varlığı ve başvurunun dava açma süresi içinde yapılması şart koşulmuşken, bu işlemin ilgilinin başvurusu üzerine (İYUK m. 10 kapsamında) veya idarece resen tesis edilmiş olması açısından bir ayrım gözetilmediğini belirtmiştir. Ayrıca, madde metninde, Kanun’un 10. maddesi kapsamında tesis edilen işlemler yönünden 11. maddenin uygulanamayacağına dair bir kısıtlama öngörülmediği için, 11. madde uyarınca öngörülen başvurunun 10. madde uyarınca tesis edilen işlemler bakımından da geçerli olduğu sonucuna varmıştır. Bu yorum, hak arama özgürlüğünü genişletici bir yaklaşımdır. Bireylere, idarenin ilk ret kararına karşı hemen dava açmak yerine, idare nezdinde bir kez daha itiraz ederek uyuşmazlığı çözme veya dava için daha sağlam bir zemin oluşturma imkanı tanır. İYUK m. 10 ve 11'in lafzı ve amacı, hak arama özgürlüğü ve dilekçe hakkı ile birlikte değerlendirildiğinde, bu tür bir uygulamanın mümkün olduğu kabul edilmiştir.