Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2015/4849 E. sayılı kararında, TCK m. 191/2 uyarınca verilen 'kamu davasının açılmasının ertelenmesi' kararına şüphelinin/suça sürüklenen çocuğun itiraz hakkı olup olmadığı ve bu kararın kesinleşmesi tartışılmıştır. Dairenin bu konudaki genel kabulü nedir?
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2015/4849 E. sayılı kararında, TCK m. 191/2 uyarınca verilen 'kamu davasının açılmasının ertelenmesi' kararına şüphelinin (veya suça sürüklenen çocuğun) itiraz hakkı olup olmadığı tartışılmıştır. TCK m. 191'de açık bir hüküm olmamasına ve CMK m. 171/2'de sadece suçtan zarar görenin itiraz hakkından bahsedilmesine rağmen, Daire şu gerekçelerle şüphelinin de itiraz hakkı olduğunu kabul etmektedir: 1. TCK m. 191/2-3 uyarınca verilen erteleme kararı, şüpheliye denetimli serbestlik ve tedavi gibi yükümlülükler getirmektedir. Bu yükümlülükler güvenlik tedbiri niteliğindedir. 2. Adil yargılanma ilkesi ve suçsuzluk karinesi gereği, CMK m. 171 ve 173'te suçtan zarar gören için tanınan itiraz hakkının, TCK m. 191/2 kapsamındaki erteleme kararına karşı şüpheli için de kıyasen uygulanması gerekir. Dolayısıyla, Daire, şüphelinin/suça sürüklenen çocuğun TCK m. 191/2 kapsamındaki erteleme kararına itiraz hakkının bulunduğunu kabul etmektedir. Kararın kesinleşmesi ise, usulüne uygun tebligat ve itiraz süresinin dolmasıyla veya itiraz üzerine verilen kararla olur. Kararda, kanun yararına bozma talebindeki 'itiraz hakkı yoktur' görüşü reddedilmiş, ancak somut olayda müdafiye yapılan tebliğin yeterli olduğu ve erteleme kararının kesinleştiği kabul edilerek, ihlal üzerine açılan iddianamenin iadesi kararının bozulması gerektiği sonucuna varılmıştır (değişik gerekçeyle).