Bir işçinin, işverenin aile bireylerinden birine yönelik olarak 'şeref ve onurunu rencide edecek kötü sözler söylemesi', 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/II-b maddesi kapsamında işveren için haklı fesih nedeni oluşturur mu? Bu fıkradaki 'aile üyeleri' kavramının kapsamı Yargıtay tarafından nasıl yorumlanmaktadır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #323624

Evet, oluşturur. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/II-b maddesi, 'İşçinin, işveren yahut bunların aile üyelerinden birinin şeref ve namusuna dokunacak sözler sarfetmesi veya davranışlarda bulunması'nı işveren için haklı fesih sebebi olarak düzenlemiştir. Bu hüküm, işçinin sadakat borcunun bir uzantısı olarak, işverenin ve yakın çevresinin kişiliğine saygı gösterme yükümlülüğünü de kapsar. Yargıtay uygulamasına göre, bu fıkrada geçen 'aile üyeleri' kavramı geniş yorumlanmamalı, işverenin 'yakın aile çevresi' olarak anlaşılmalıdır. Bu kapsama genellikle işverenin eşi, çocukları, anne ve babası, kardeşleri gibi birlikte yaşadığı veya yakın ilişki içinde olduğu kişiler girer. Dolayısıyla, işçinin işverenin eşine veya çocuğuna yönelik hakaret veya onur kırıcı sözleri, bu madde kapsamında değerlendirilir ve işverene, iş sözleşmesini derhal ve tazminatsız olarak feshetme hakkı verir. Bu durumda işçi kıdem ve ihbar tazminatı alamaz.