İcra ve İflas Kanunu'ndaki imzaya itiraz davalarında (İİK m. 170), imzanın borçluya ait olup olmadığının tespiti için yapılacak bilirkişi incelemesinin masrafı (delil avansı) kime aittir? Mahkemenin, ispat yükünü tersine çevirerek bu avansı borçludan (itiraz edenden) istemesi ve yatırılmaması halinde itirazı reddetmesi hukuka uygun mudur? Yargıtay'ın bu konudaki yaklaşımı nasıldır?
Hayır, hukuka uygun değildir. İİK m. 170'e dayalı imzaya itiraz davalarında, senet altındaki imzanın borçluya ait olduğunu ispat külfeti, senedi elinde bulunduran ve takibe başlayan 'alacaklıya' aittir. Bu, genel ispat kuralının bir istisnasıdır. HMK m. 324'e göre delil avansını, o delile dayanan taraf yatırır. İmzayı ispat yükü alacaklıda olduğuna göre, bilirkişi incelemesi deliline dayanan taraf da alacaklıdır ve delil avansını yatırma yükümlülüğü ona aittir. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 2016/12082 E., 2017/4697 K. sayılı kararında da açıkça belirtildiği gibi, mahkemenin ispat yükünü tersine çevirerek, bilirkişi ücretini borçludan (itiraz edenden) istemesi ve yatırılmaması halinde itirazı reddetmesi, ispat yükü kurallarının ağır bir ihlalidir. Mahkemenin yapması gereken; alacaklıya, imzanın borçluya ait olduğunu ispat için delillerini sormak, bilirkişi incelemesine dayanıyorsa delil avansını yatırması için kesin süre vermek ve sonucuna göre karar vermektir. Borçludan avans istenmesi hukuka aykırıdır.