HMK'ya göre dava, dava dilekçesinin kaydedildiği tarihte açılmış sayılır (HMK m. 118). Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 2016/14137 E. sayılı kararında, harç ve avansların sonradan yatırılmasına rağmen davanın, dilekçenin havale edildiği tarihte açıldığının kabul edilmesi hangi usuli ilkeye dayanmaktadır? Harcın yatırıldığı tarihin dava açılış tarihi olarak kabul edilmesi ne gibi hak kayıplarına yol açabilir?
Bu durum, HMK m. 120/2'de düzenlenen 'avansın sonradan tamamlanabilmesi' imkanının bir sonucudur. HMK, dava açılırken harç ve avansların yatırılmasını bir zorunluluk olarak öngörmekle birlikte, eksiklik halinde mahkemenin kesin süre vererek bu eksikliği giderme imkanı tanımasını da düzenlemiştir. Yargıtay kararındaki yaklaşım, kanunun tanıdığı bu 'tamamlama' imkanının, davanın açılış tarihini geriye etkilememesi gerektiği ilkesine dayanır. Yani, harç sonradan tamamlansa bile, dava yine ilk kaydedildiği tarihte açılmış sayılır. Harcın yatırıldığı tarihin dava açılış tarihi olarak kabul edilmesi, özellikle süreye tabi davalarda (itirazın iptali, feshe itiraz vb.) ciddi hak kayıplarına yol açabilir. Davacı, yasal sürenin son gününde dava açıp harcı daha sonra (mahkemenin verdiği kesin sürede) yatırırsa, harcın yatırıldığı tarih esas alınırsa davası süre aşımı nedeniyle reddedilebilir. Yargıtay, bu hak kaybını önlemek ve kanunun tanıdığı tamamlama imkanını işlevsel kılmak için, davanın ilk kaydedildiği tarihin esas alınması gerektiğini istikrarlı bir şekilde vurgulamaktadır.