İşçinin tutuklanması durumunda işverenin iş akdini fesih hakkı ne zaman doğar? Bu durumda işçinin kıdem tazminatı hakkı tamamen ortadan kalkar mı? 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/IV ve 40. maddeleri bu konuda nasıl bir düzenleme öngörmektedir?
İşçinin tutuklanması, işverene derhal fesih hakkı vermez. 4857 sayılı Kanun'un 25/IV. maddesine göre, işverenin haklı nedenle fesih hakkı, işçinin gözaltına alınması veya tutuklanması nedeniyle oluşan devamsızlığın, aynı Kanun'un 17. maddesindeki bildirim (ihbar) önelini aşması halinde doğar. Bildirim öneli, işçinin kıdemine göre 2 ila 8 hafta arasında değişir. Örneğin, 4 yıl kıdemi olan bir işçinin ihbar öneli 8 haftadır; bu işçinin tutukluluğu 8 haftayı aşarsa işveren iş akdini haklı nedenle feshedebilir. Ancak bu fesih türünün önemli bir sonucu vardır: İşçinin kıdem tazminatı hakkı ortadan kalkmaz. Yargıtay'ın yerleşik kararlarında (örneğin Y9HD-K.2019/15897) da belirtildiği gibi, 25/IV'e dayalı fesihlerde işveren ihbar tazminatı ödemekle yükümlü olmasa da, kıdem tazminatını ödemek zorundadır. Bu durum, tutukluluğun işçinin kusurundan ziyade 'zorlayıcı sebep' benzeri bir durum olarak görülmesinden kaynaklanır. Kanun'un 40. maddesi de bu süre için işverenin ücret ödeme yükümlülüğü olmadığını düzenler.