FETÖ ile iltisaklı olduğu iddiasıyla görevden uzaklaştırılan bir kamu görevlisi hakkında bu tedbirin uygulanmasında idarenin takdir yetkisinin sınırları nelerdir? Metinde sayılan 'Bank Asya hesabı, Bylock, ardışık arama' gibi kriterler, tek başına görevden uzaklaştırma için yeterli bir 'sebep' unsuru oluşturur mu?
Görevden uzaklaştırma tedbirinde idarenin takdir yetkisi, 'kamu hizmetinin gerektirdiği haller' ve 'görevi başında kalmasında sakınca görülmesi' (DMK m. 137) koşullarıyla sınırlıdır. Bu yetki, kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda kullanılmalıdır; keyfi veya cezalandırma amaçlı olamaz. Metinde sayılan 'Bank Asya hesabı, Bylock, ardışık arama' gibi FETÖ kriterleri, bir kamu görevlisi hakkında adli veya idari bir soruşturma başlatılması için 'kuvvetli şüphe' sebebi oluşturabilir. Bu şüphenin varlığı, soruşturmanın selameti veya kamu hizmetinin güvenilirliğinin sarsılmaması amacıyla, memurun görevi başında kalmasının sakıncalı olduğu yönünde bir değerlendirme yapılmasına imkan tanır. Dolayısıyla bu kriterler, tek başına otomatik bir görevden uzaklaştırma sebebi olmasa da, idarenin takdir yetkisini kullanarak 'görevi başında kalmasında sakınca vardır' sonucuna ulaşması için hukuken geçerli bir 'sebep' unsuru teşkil edebilir. Ancak idare, her somut olayda bu kriterlerin niteliğini, memurun konumunu ve görevinin hassasiyetini de değerlendirerek takdir yetkisini kullanmalıdır.