Hizmet tespiti davalarında Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ile işveren arasındaki hukuki ilişkinin niteliği nedir? Davanın başlangıçta sadece işverene karşı açılması durumunda, yargılama sırasında SGK'nın davaya dahil edilmesi mümkün müdür ve bu işlem hukuken nasıl nitelendirilir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #323607

Hizmet tespiti davalarında, SGK ile işveren arasında 'şekli bakımdan mecburi dava arkadaşlığı' bulunmaktadır. Bu tür davalarda verilecek hüküm, sigortalılık haklarının uygulayıcısı konumunda olan SGK'nın da hak alanını doğrudan etkileyeceğinden, davanın hem işverene hem de SGK'ya birlikte yöneltilmesi usuli bir zorunluluktur. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2013/10-1962 E., 2015/1172 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi, davanın başlangıçta sadece işverene karşı açılması bir eksikliktir. Ancak bu eksiklik, davanın reddini gerektirmez. Usul ekonomisi ilkesi gereği, davacının yargılama sırasında tamamlama harcını yatırarak SGK'yı davaya dahil etme talebi, 'ayrı bir dava açılıp mevcut davayla birleştirilmiş' gibi kabul edilir. Her ne kadar usul hukukumuzda 'dahili dava' kurumu kural olarak bulunmasa da, hizmet tespiti davalarının bu özel niteliği ve zorunlu dava arkadaşlığı nedeniyle Yargıtay'ın yerleşik uygulaması, bu şekilde taraf teşkilinin sonradan tamamlanmasına izin vermektedir. Mahkemenin, bu usuli imkanı tanımaksızın davayı husumet yokluğundan reddetmesi hatalıdır.