Bir boşanma davasında, davalı taraf cevap dilekçesinde ileri sürmediği bir vakıayı (olguyu), daha sonraki aşamalarda (örneğin tanık beyanlarıyla) ispatlasa dahi, mahkeme bu vakıayı davalı lehine kusur belirlemesinde dikkate alabilir mi? 'Taraflarca getirilme ilkesi'nin (HMK m. 25) bu konudaki rolünü açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #323605

Hayır, dikkate alamaz. Medeni usul hukukuna hakim olan 'taraflarca getirilme ilkesi' (HMK m. 25) uyarınca, kanunda öngörülen istisnalar dışında hâkim, tarafların ileri sürmediği vakıaları kendiliğinden araştıramaz, dikkate alamaz ve hükmüne dayanak yapamaz. HMK m. 119 ve 129 uyarınca taraflar, iddia ve savunmalarının dayanağı olan tüm vakıaları dilekçeler aşamasında bildirmek zorundadır. Dilekçelerde ileri sürülmeyen bir vakıa, daha sonra tanık beyanlarıyla veya başka bir delille ortaya çıksa bile, 'iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağı' (HMK m. 141) nedeniyle hükme esas alınamaz. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2016/19762 E., 2018/8374 K. sayılı kararında da vurgulandığı gibi, usulüne uygun şekilde ileri sürülmeyen ve çekişmeli olarak belirlenmeyen vakıalar esas alınarak taraflara kusur yüklenmesi mümkün değildir. Mahkemenin, dayanılmayan bir vakıayı kusur olarak kabul etmesi, taraflarca getirilme ilkesinin ve savunma hakkının ihlali anlamına gelir ve bozma nedenidir.