6100 sayılı HMK m. 190'da düzenlenen ispat yükü kuralı, 'normal durumun aksini iddia etme' halinde nasıl işler? Ziynet eşyalarının iadesi talepli bir davada, ziynetlerin evlilik birliği içinde bozdurulduğunu kabul eden erkek eşin ispat yükümlülüğü nedir? Kadın eşin, ziynetlerin kendisinde olmadığını ayrıca ispat etmesi gerekir mi?
TMK m. 6 ve HMK m. 190 uyarınca genel kural, herkesin hakkını dayandırdığı olguyu ispat etmesidir. Bu kuralın bir istisnası, 'normal durumun aksini iddia edenin' bu iddiasını ispat etmesi gerekliliğidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/2715 E., 2021/360 K. sayılı kararında detaylıca açıklandığı gibi, ziynet eşyalarının 'normalde' kadının zilyetliğinde ve himayesinde olması hayatın olağan akışına uygundur. Bu nedenle davacı kadın, öncelikle ziynetlerin varlığını (cins, sayı, nitelik) ispatlamalıdır. Erkek eş, bu ziynetlerin evlilik birliği içinde bozdurulduğunu, yani kadının himayesinden çıktığını ikrar ederse, ispat yükü yer değiştirir. Bu durumda erkek eş, bu ziynetlerin kadının rızasıyla ve kendisine iade edilmemek üzere (örneğin ortak giderlere harcanmak üzere) alındığını ispat etmekle yükümlü hale gelir. Kadın eşin, ziynetlerin kendisinden alındığını ikrar eden kocasına karşı, ziynetlerin kendisinde olmadığını 'ayrıca' ispat etmesine gerek kalmaz. Çünkü erkek eşin ikrarı, ziynetlerin artık kadının himayesinde olmadığına dair fiili bir karine oluşturur ve ispat yükünü kendisine (erkeğe) çevirir.