6100 sayılı HMK m. 187/2'ye göre 'herkesçe bilinen vakıalar' çekişmeli sayılmaz ve ispatı gerekmez. Hukuk yargılamasında 'herkesçe bilinen vakıa' (maruf ve meşhur olay) kavramının kapsamı nedir? Bir olayın bu nitelikte olup olmadığına kim, nasıl karar verir? Davalı tarafın fiili taksim olgusuna dayandığı bir ecrimisil davasında, taşınmaz üzerindeki yapıların uzun süredir ayrı kullanıldığının keşif ve bilirkişi raporuyla sabit olması, bu durumu 'herkesçe bilinen vakıa' haline getirir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #323603

'Herkesçe bilinen vakıa', toplumun genelinin veya o çevrede yaşayan normal bilgi düzeyindeki herkesin özel bir araştırmaya gerek duymaksızın bildiği veya bilmesi gereken olaylardır. Tarihi olaylar, coğrafi gerçekler, genel kültüre dahil bilgiler bu kapsama girer. Bir olayın bu nitelikte olup olmadığına, ispat kuralları çerçevesinde takdir yetkisini kullanarak hâkim karar verir. Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin 2015/12526 E., 2018/775 K. sayılı kararındaki karşı oyda da belirtildiği gibi, bir taşınmaz üzerindeki fiili kullanım durumunun keşif ve bilirkişi raporu gibi delillerle, uzun süredir devam ettiğinin ve taraflarca da bilindiğinin açıkça ortaya konulması, bu durumu 'herkesçe bilinen' veya en azından 'ikrar edilmiş' (zımnen kabul edilmiş) bir vakıa haline getirebilir. Eğer davacı taraf, keşifle sabit olan bu fiili kullanıma açıkça itiraz etmemişse, bu vakıa artık HMK m. 187 anlamında 'çekişmeli' olmaktan çıkar. Bu durumda, davalıdan bu hususu ayrıca tanıkla ispat etmesini istemek, HMK m. 187'nin ruhuna aykırı olabilir. Dolayısıyla, keşifle somut ve gözle görülür hale gelen uzun süreli bir fiili durum, 'herkesçe bilinen vakıa' kapsamında değerlendirilebilir.